Adı:
Bâbıâli
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
344
ISBN:
9789758180578
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Bu kitap, Necip Fazıl’ın Türk entellektüeller muhiti Bâbıâliyi, bizzat merkezinde olarak şahıs şahıs bir kıymet hükmüne bağladığı, kendini ise acımasız bir nefs muhasebesine tâbi tuttuğu otobiyografik eseridir.

«O ve Ben»le birlikte Necip Fazıl mevzuunda anahtar olmak hususiyetiyle de ayrı bir değer kazanan eserde, «Bâbıâli, Tanzimat sonrası, her an oluş veya bir türlü olamayış buhranları içinde kıvranan Türk cemiyetinin boğaz anaforu; şahıslarsa aynı damga altında gelip geçen ve akıp giden dalgacıklar…»

O ve Ben ile Bâbıâli, Necip Fazıl’ın «hayat hikayesi bütününün, birbirinde tekrarlanmayan iki ayrı dilimi…»
2013 yilinda alip 2016 yılında okuduğum kitap bende guzel etkiler bırakti. Necip Fazil bu kitapta kendi genclik yillarindan o yillarda yasadigi yerlerden karsilastigi kisilerden ve onlar hakkindaki görüşlerinden bahsediyor. Kitap kapsamli Necip Fazil hakkinda kafamda çokça ışık yakti diyebilirim. Donemin sair yazarlariyla ilgili tahlileri hitap edene guzel. Beğendiğim kitaplar arasindadir.
Bu eser çilesi çekilen bir fikrin mücadelesi. Dejenere olan ve olmakta istikrarlı cemiyetin, yine o cemiyetin içinden çıkan fakat daima müteyakkız olan bir kişinin çığlıkları... İnkılabın peydâ ettiği ruhi boşluk, içinde derûni buhranlar duyan anadolu halkı, daima milletimize has tefekkür ve seziş içindedir. Her çözülüş bir kopuşa sebep olduğu için olanın, olmuşun ve olacağın önemi artıyor. Kitap her ne kadar iç boğuşmalar geçiren ve kendini çelişkiler medceziri içinde bulan bir şairin ve edibin hayatını da anlatsa bu hayat hayatımız da derin ufuklar ve insiyaklar oluşturabilir kanaatindeyim.

Benzer kitaplar

Kitaba sürekli ara verdim neden bilmem insanların hep bir kusurunu gören tavrı ve sahip olduğu egosu okumamı yavaşlattı galiba. Yine güzel bir kitap, dönemi ve Necip Fazıl'ı anlamak için okunmalı.
Necip Fazıl'a ait bu şekilde okuduğum ilk eseri ve fena değil.
Yazara katılmadığım tek yer Nihal Atsız hakkındaki hiçbir iz bırakmadan silinip gittiği kısmıdır. Aramızdan erken ayrılışı onu bu şekilde konuşturmuş olsa gerek.
Anlatım olarak ise gayet açık ve anlaşılır olduğunu düşünüyorum ..
yeni y.y yeni bir babıali ortamı oluşursa kendimi içinde görmekten çok memnun kalırım çok da sevinirim :)
Parayla aldığım ilk şiir kitabı ve ilk göz ağrımdır onun ‘Çile’si.
İki uçta görünmelerine rağmen, birine ‘komünist’ diğerine ‘şeriatçı’ diyerek mahkeme kapıları ve hapislerde çürüttüğümüz Necip Fazıl’la Nazım Hikmet en sevdiğim şairlerimizdendir.
Babıali’de N. Fazıl Kısakürek kendi hayatı ve çevresindeki şair, yazar politikacıları anlatır ama Babıali’yi okumakla sadece onun hayatı ve o devrin Türkiye’sini öğrenmekle kalmaz, son yüz yılın neredeyse tüm yazar, çizer, gazeteci, politikacılarını da onun penceresinden seyredersiniz.
En belirgin özelliği kibri, kumar tutkusu ve şiirleridir fakat o kadar tutarsız biridir ki, en güzel şiirlerini ‘Çile’ye hiç almamış, onları okuyanlara da ‘çöplükle uğraşmayın’ demiştir. Oysa ben onun ‘çöplük’teki şiirlerini de çok severim.
Aslında ‘Kafa Kâğıdı - Babıali - O ve Ben’i okumadan N. Fazıl Kısakürek’i tam olarak anlamak mümkün değildir.
Bu üç kitabı okuduğunuzda ise kumar, içki, kadın, sigara, hatta belki kokain gibi, her türlü kötü alışkanlığı olan, başta ailesi olmak üzere, örtülü ödenekte dâhil ulaşabildiği herkesin kanını emen, herkesten para koparmaya çalışan ama eline geçen tüm paraları anında kumarda kaybeden, yalancı, sahtekâr, herkese hakaret eden, ömrü tutarsızlık, vefasızlıklarla dolu, ruh hastası, asalak, kendisi ve çevresini çok üzmüş bir Necip Fazıl çıkar karşımıza.
Öyle ki, bunları kendi kitaplarında kendisi anlatmış olmasına rağmen “Hayır, bunlar iftiradır, bu kadar güzel şiirler yazan bir şair bu kadar düşmüş olamaz” dersiniz sık sık.
Oysa o da bir insandır.
Belki de onun talihsizliği baba sevgisinden mahrum, çokça parası olan, şımarık, sonradan görme bir büyükbaba ve büyükannenin elinde büyümüş olmasıdır.
Hanedanın semirtip şımarttığı bu büyükbaba ve büyükannenin çocukluğunda onu alabildiğine şımartması, hak etmediği kadar ona para ve değer vermesi, onda boş bir kibir, gurur ile her istediğine sahip olabileceği hissi ve hep “ben, ben, ben” deme kuruntusuna sebep olmuş gibi görünmektedir?
Fethullah, Cübbeli, Ali Kalkancı, Müslüm Gündüzlerle onların müritlerinde, şu sokaklarda sıkça rastladığımız eli palalılar ve tecavüzcülerde Necip Fazıl’ın ‘kindar nesil’ ilkesinin payı olmasa “bizi ilgilendiren onun özel hayatı değil şiirleridir, onun hataları, günahları sevaplarından bize ne?” Demeliydik elbette.
Fakat “Beni ayakta tutan dinim ve kinimdir” sözü, “Kindar ve dindar nesiller yetiştirme” iddiası bizi onun özel hayatını da konuşmak zorunda bırakmaktadır ne yazık ki.
Mutlaka okunması ve ibret alınması gerekli bir kitap.
Ona (Nihal Atsız’a) sordum:
– İslâmiyet hakkında ne düşünüyorsunuz? Hemen cevap verdi:
– Milletimin dinidir; hürmet ederim!
– Ya milletinizin dini Şamanlık olsaydı?..
İslama böyle bir iltifat, onu topyekûn reddetmekten beterdi.

NFK | Bâbıâli
Üstad’ın "bohem hayatım" dediği Babıali ; dönemin önemli şair ve yazarları topluluğunu anlatır. Kitabın yarısına kadar bu böyle devam eder- diğer yarısındaysa döneminin siyasilerine değinilmiş.
Ne mutlu fikir vebalılarına; ve yazıklar olsun, eşek sıhhati içinde, günübirlik hayat çayırında otlayanlara!..
Dostum Peyami Safa çeşitli mahsûller veren bir tarladır. Onda, sadece âdi ve beylik çiçekler yetiştiren küçük bahçelerin dar sınırları dışında bir şey var... Onda hem katırların yemesine mahsus yabani otlar, hem de ceylânların emmesi için baharlı filizler birarada...
O sene Türkiye'de şapka kanunu çıkarıldığını biliyordu ama böyle bir manzara göreceğini ummuyordu. Şapkalar başlarda, bir Ingilizin hindu kavuğu giymesi gibi duruyor. İçten tepeye çıkma bir şey değil de, tepeden kafaya oturma...Develere de giydirseniz böyle olur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bâbıâli
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
344
ISBN:
9789758180578
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Bu kitap, Necip Fazıl’ın Türk entellektüeller muhiti Bâbıâliyi, bizzat merkezinde olarak şahıs şahıs bir kıymet hükmüne bağladığı, kendini ise acımasız bir nefs muhasebesine tâbi tuttuğu otobiyografik eseridir.

«O ve Ben»le birlikte Necip Fazıl mevzuunda anahtar olmak hususiyetiyle de ayrı bir değer kazanan eserde, «Bâbıâli, Tanzimat sonrası, her an oluş veya bir türlü olamayış buhranları içinde kıvranan Türk cemiyetinin boğaz anaforu; şahıslarsa aynı damga altında gelip geçen ve akıp giden dalgacıklar…»

O ve Ben ile Bâbıâli, Necip Fazıl’ın «hayat hikayesi bütününün, birbirinde tekrarlanmayan iki ayrı dilimi…»

Kitabı okuyanlar 165 okur

  • Abdullah Turhan
  • uğur harman
  • Ömer ADIGÜZEL
  • Yücel Gökhan
  • Veli Altınkaya
  • Sıçrayanmidilli
  • server bedii
  • Mehmet Tüzün
  • Ayşe Ekici
  • Can Yalçın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%3.3
18-24 Yaş
%28.3
25-34 Yaş
%28.3
35-44 Yaş
%20.7
45-54 Yaş
%13
55-64 Yaş
%3.3
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%40
Erkek
%60

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.1 (16)
9
%11.9 (5)
8
%26.2 (11)
7
%11.9 (5)
6
%7.1 (3)
5
%2.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2.4 (1)