Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı:
344
Basım Tarihi:
Temmuz 2017
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
ISBN:
9789758180578
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2005 34. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2005 00:00
Necip Fazıl Kısakürek babıali isimli eserinde kendi serüvenini anlatmaktadır bir nevi otobiyografisidir bu kitap. Gazetecilik ve yayıncılık dünyasında yaşadığı tecrübeleri, dönemin entelektüel ve siyasi atmosferini eleştirisel bir bakışla anlatır. Eserde hem kendi iç dünyası hem de dönemin kültürel hareketliliği iç içe geçer. Babıali o dönemin ahlaki ve fikri çöküntüyü de temsil etmektedir aynı zamanda.
BâbıâliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,124 okunma
Otobiyografi
Puan vermedi
Türk şiirinin önemli şairlerinden Necip Fazıl KısakürekNecip Fazıl Kısakürek benim otobiyografi olarak değerlendirdiğim bu kitabında, oldukça açık sözlü bir üslup kullanmış. Fikrî değişiminin önünü ve arkasını, içinde yetişmiş olduğu Bâbıâli çevresi ile katıştıran şairimizin, hayat hikayesinin yanında sosyal çevresi ile olan temaslarını da kitaptan öğrenebiliyoruz. Dostlukları, kendisi sevmediği kişiler olarak belirtse de düşmanlıkları açık seçik ortaya serilmiş. Ayrıca dönemin birçok sanat ve düşünce adamı, kadını hakkında da Necip Fazıl, ne hissediyorsa veya ne düşünüyorsa açıkça kaleme almış. Devrine tanıklık eden Necip Fazıl’ın kaleminden Türkiye’nin aydın ocağı Bâbıâli, bakalım düşündüğünüz gibi bir çevre mi? Özellikle Nazım Hikmet gibi tanınmış simalar hakkındaki tanıklıkları kitabı aynı zamanda bir arşiv belgesine dönüştürüyor. O dönemde yayın dünyasında etkili olan ancak günümüzde pek tanınmayan isimler hakkında da bilgi sahibi olabileceğiniz bir kitap. Bir hususa daha dikkat çekmek gerekir ki bu benim şahsi düşüncemdir: Bu kitabı okuduktan sonra ben Necip Fazıl’ın kendi egosunu aşamadığını, çevresini överken bile bunu ancak kendi yüksek konumundan yaptığını anladım. Misalen Yunus Emre DivanıYunus Emre Divanı gibi bence çok önemli bir çalışmaya ömrünü adayan Burhan ToprakBurhan Toprak hakkındaki yaklaşımının içinde bu sözünü ettiğim kendini yüksekte görme tutumunu okuyabilirsiniz. Ancak onun bu hareketinin kişiliğine uygun olmadığını söyleyemeyiz. Neticede o bir dahi. Diğer insanları küçük görmesinin altında da bu üstünlük duygusu yatıyor. Hepinize keyifli okumalar dilerim.
Hayat ve İnsan
BâbıâliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,124 okunma
Haddimize Olmasa da Bir Kaç kelime…
10/10
·344 syf.·
Beğendi
·
2023 16. kitabı
Üstad’ın kalemi beğenilmeyecek gibi değil. Anlatımdaki harikalık harikulade. Hikayeciliğine laf yok. Bu eser hem biyografi hemde otobiyografi alanında yazmış olduğu fevkalade bir kitap. O zamanın vazgeçilmezlerini, zamanın münevverlerini İslâmî perspektiften ele almış. Konulara gençlik devrinde ve O’nu bulduktan sonraki hakimiyeti, İslama karşı yapılan aykırılıklara son derece haşin tavrını görmekteyiz. Takdire şayan, okunulabilecek bir eser…
Otobiyografi
BâbıâliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,124 okunma
Spoiler içerebilir!
Puan vermedi·344 syf.··
2020 55. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2020 00:11
NFK 'in okuduğum ilk kitabıydı. Son kitabı da olacak sanıyorum. Bu kitabı tavsiye üzerine okudum, ünlü şair ve yazarların hayatını okumayı sevdiğim için tavsiye edilmişti bana. Konu bakımından sevdiğim yazarlar hakkında yeni bilgiler edindiğimi söyleyebilirim ancak Necip Fazıl'ın anlatımı bana hitap etmedi hiç. Okuyucuyu kitaba bağlamak, konuya tutunmasını sağlamak gibi bir gaye olmadan, (lisede ya da üniversitede bazı öğretmenlerin öğrencilerine 'Ben konuyu anlatırım geçer, öğrenen öğrenir öğrenmeyen kendi bilir' tavrı gibi) ben anlatırım okuyucu ne alırsa gibi bir tavırla yazmış sanki. Tam konuya alıştım derken hoop kesilmeler oluyor. Bir bakıma kesik yol çizgileri gibi de düşünülebilir anlatımı. Tutunma konusunda ben çok zorlandım, beni okumaya zorlayan tek şey konuya olan merakımdı. Çünkü Nazım Hikmet, Yahya Kemal, Arif Nihat Asya, Abidin Dino, Peyami Safa, Sait Faik, Ahmet Hamdi Tanpınar ve daha pek çok yazardan bahsediyor yazar. Tabi kendini de hiç unutmuyor. Kitapta sevmediğim bir şey de o kadar göz önünde olan ve o kadar çok sevilen yazarlar hakkında yazarken kullandığı dil ve üslup, hakaretvari sözleri idi. Necip Fazıl'ın zekasını hissediyorsunuz kitabı okurken ama ukalalık da diz boyu. Kendi görüşünden olmayan tüm yazarları aşağılayan tavrı yazdıklarını aldı götürdü benden. Kitapta baştan sona kendini beğenmiş burnu havada bir insanı okuduğunuzu hissediyorsunuz Bunlarla beraber kitabı okumuş olmaktan pişman değilim. Az çok kişiliği hakkında bilgi sahibi olduğum yazarı daha yakından tanımış oldum. Sevmediğim bir yönü de kendisinden Önce Genç Şair diye başlıyor söz etmeye sonra Mistik Şair sonra Sabık Şair, buna bahsedilen isimlerin kendisi olduğunu anlamam çok zaman alırdı eğer önceden hayatı ile ilgili hiç bilgim olmasaydı. Aklımda çok şey vardı ama hepsini
BâbıâliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,124 okunma
Ölü Bir Ruhun Şahlanışı
Puan vermedi·344 syf.··
2021 7. kitabı
"Selim yoldan değil de bataklıktan dünyayı aşma gayreti" içinde olan herkese selim yolu gösterici bir yaşam öyküsü. Şair bu eserinde hayat evini üç pencereden seyrettiriyor bize. İlk pencerede biraz uzun kalıyor. Manzarası bataklık bu pencerenin. Şahlanışa hazırlığı hayli dikenli yoldan geçtiği için uzun durduğu kanaatindeyim. Diğer iki pencerede ise doğruluş ve ayaklanış manzaraları. Üç pencerede üç Necip Fazıl tanıyoruz: Genç Şair, Mistik Şair, Sâbık (Lâhik) Şair... Bâbıâli yokuşunu aşan Servet-i Fünun aydınlarına apayrı bir bakış: Lâhik Şair bakışı. Tanzimat ile şekillenen yeni Türk edebiyatını dehlizleriyle tanımak isteyen herkes Lâhik bakışın Bâbıâli gözlüğünü takmalı :)
Edebiyat
BâbıâliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,124 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2022 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2022 00:10
 1- Şüphecilik Bahsi Peyami Safa şüphecilikten bahis açıyor: -İstihzası olmayan, hâdiseleri alaya almayan adam ne kadar kuru ve yavansa, şüpheciliği olmayan da o kadar eksik ve kısır… İki tekerlekli bir arabanın tek tekerleği üzerinde yol almaya kalkması gibi bir şey… Ben her şeyden şüphe ederim; bana anlatılan, öğretilen, gösterilen, bildirilen her şeyden… Genç Şair: -Meselâ?.. -Meselâ senin Paris’e gidip geldiğinden… Başta sen, bence bütün insanlar (mitoman-yalan hastası)dır. Sığamadıkları bir dünyayı yalanla genişletmek isterler ve yalanlarına önce kendileri inanırlar… Sen Paris’e gidip geldin mi sahiden? -Gittim ama, gördüğüm Paris miydi, ben de ondan şüphe ediyorum. -Bravo! Seninki benimkini aşıyor. -Ben şüpheci değilim. Senin gibi müşahhas plân şüpheleri üzerinde kalmıyorum. Ben eminim. -Neden eminsin? -Gördüğüm şeyin o olmadığından… -Demek sende mücerret fikir burguları hep işliyor. -Hep öyle, hep öyle!.. (s.65)
Düşünce
BâbıâliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,124 okunma
10/10
·
Beğendi
ÜSTAD’IN GÖZÜNDEN BİR IRKÇININ PORTRESİ: ATSIZ Gelelim Nihâl Atsız’a… Sene 1950… Büyük Doğu idarehanesine gelmiştir. O zamana kadar tanıdığım ve yüzyüze geldiğim biri değil. Yalınız koyu ırkçılığı ve (Hitler) vâri sağ kaşı üzerine uzattığı saçlariyle (karikatür)leştirdiğini bildiğim, Dr. Rıza Nur yetiştirmesi bir adam… Peyami Safa onun için, Nâzım Hikmet’e koyduğu teşhis ile “tam bir ahmak!” derdi: – Havası, esprisi, mizaç renkleri olmayan biri… Konuştuk. Büyük Doğu’ya hayranlığını ve hele “îdeolocya Örgüsü”ne diyalektiği bakımından büyük alâka duyduğunu belirtti. Onunla komünizma ve belli başlı bir şahsa düşmanlık mevzuunda birleşiyorduk; fakat bu (antitez)lere karşılık asıl (tez) bahsinde apayrıydık. O, Türkçülük hissinden geliyor, bizse İslâm fikrinden yola çıkıyorduk. O, ideolocyalaştırılması imkânsız bir duygunun adamıydı; bizse her hissi potasında eriten bir düşüncenin bağlısı… Bir gün onu evime çağırdım. Tam bir nefs ve dünya muhasebesine girişelim diye… Yanına iki arkadaşını alıp geldi: Fethi Tevetoğlu ve Nurullah Banman… Sabaha kadar konuştuk. Kafa ve ruh çilesine sahip bir insan olmaktan çok uzak göründü bana… Bir milletin hayrı diye bir dâva olamazdı. Ancak bütün insanlığa dağıtımı kabil, beşeriyet çapında bir dâva… Ona sordum: – İslâmiyet hakkında ne düşünüyorsunuz? Hemen cevap verdi: – Milletimin dinidir; hürmet ederim! – Ya milletinizin dini Şamanlık olsaydı?.. İslama böyle bir iltifat, onu topyekûn reddetmekten beterdi. Kıymet, millete verilmiş ve İslâm tâbi mevkiine düşürülmüş oluyordu. Halbuki biz, Türk’ü müslüman olduğu için sevecek ve müslümanlığı nispetinde değerlendirecek bir milliyetçilik anlayışı peşindeydik ve bu anlayışa “Anadoluculuk” ismini veriyorduk. Bir konferansımızda, 15 yıl sonra söyleyeceğimiz gibi, “eğer gaye Türklükse
1000Kitap
BâbıâliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,124 okunma
9/10
·344 syf.··
2017 118. kitabı
2013 yilinda alip 2016 yılında okuduğum kitap bende guzel etkiler bırakti. Necip Fazil bu kitapta kendi genclik yillarindan o yillarda yasadigi yerlerden karsilastigi kisilerden ve onlar hakkindaki görüşlerinden bahsediyor. Kitap kapsamli Necip Fazil hakkinda kafamda çokça ışık yakti diyebilirim. Donemin sair yazarlariyla ilgili tahlileri hitap edene guzel. Beğendiğim kitaplar arasindadir.
Şiir
BâbıâliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,124 okunma
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Bâbıâli kitabın şimdi bitirdim Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK'in, tavsiye ederim. Samimi şekilde hatalarını yazmış bu eserinde... Dünyada pek az kişi yaşamındaki yanlışları noktasına kadar eser olarak gelecek nesillere bıraksın. Olacak iş değil. Bence Necip Fazıl'ı şahsiyet abidesi yapan özellik bu. Kendi nokta hatalarını gizlemek için kıvıran, yanlışını haklı çıkarmak için dombalak gibi dönenlerin Necip Fazıl'ın yapmış olduğu hataları eleştirmesi cahillikten olsa gerek bir durum. Yahu Üstad, eserlerin çoğunda yazmış zaten yaptığı hataları. Bu hatalarından vaz geçebilmek için dedavi yöntemlerinide yazmış. O işlerine gelmiyor tâbi ikiyüzlü riyakarların...
BâbıâliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,124 okunma
Necip Fazıl’ın Otobiyografisi
8/10
·344 syf.··
2023 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2023 20:05
Necip Fazıl’ın bir dönem Türk basınının merkezi olan “Bâbıâli” ekseninde, dönemin sanatçı, yazar, mütefekkir ve siyasetçileri hakkındaki görüşlerine yer verdiği, “O ve Ben” kitabının tamamlayıcısı diyebileceğimiz otobiyografik eseri. Kitapta yazar hayatını 1934’e kadar “Genç Şair”, 1934-43 “Mistik Şair”, 1943’den sonra “Sabık Şair” diye üç kısma ayırarak anlatmış. Özellikle “Genç Şair” dönemlerindeki bohem hayatını, kumar düşkünlüğünü, iş hayatında dikiş tutturamamasını, düşünce buhranlarını özeleştiri yaparak anlatmış. Fakat Necip Fazıl’ın karakter olarak kendinden başka kimseyi beğenmeyen, küçümseyen bunu yaparken de hakarete varan sözler etmekten çekinmeyen kibirli, ukala tarafının bolca görüldüğü bir kitap. Türk Edebiyatında, sanatında, siyasetinde iz bırakmış bir çok isim bu aşağılayıcı sözlerden nasibini almış. Bu yönüyle bana çok itici geldi. Fakat Necip Fazıl’ın dilinin, ifade gücünün her eserinde olduğu gibi bu eserinde de çok etkileyici olduğunu kabul etmeliyiz.
BâbıâliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,124 okunma

Yazar Hakkında

Necip Fazıl KısakürekYazar · 157 kitap
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır. Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar. Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.