"İşlere biraz ara verdiğinde ön verandaya oturup azıcık enfiye çekiyordu. Bunun hafifinden de olsa günah olduğunu biliyor ama yine de yapıyordu; ruh dünyaya zaten yozlaşmış olarak gelirdi, buna biraz daha ahlaksızlık eklemek de denklemi pek o kadar değiştermezdi nasılsa."
"Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de..." 385