...ama gerçek şu ki her şey birbiri üstüne bindi, çünkü hayatta iyi bakılırsa her şey birkaç noktasından birbirine bağlanır ve geri kalan zamanda, hiçbir şey olmaz, ya da hayır, aksine, kırılıp dökülenleri tamir etmeye uğraşırız.
Ona birçok kez her şeyin ortada, gözlerimizin önünde olduğunu, ölmüş, sakatlanmış ya da geçip gitmiş bir zamana, yani ne saatleri ne utançları geri getirebilecek bir zamana dönmek istemenin hata olduğunu söyledim ve öyle bile olsa, dedim, geri getirecek ne olabilirdi ki?
Çok tuhaf şey, düşünmek, değil mi? Beyinden dudağa kadar mesafe uzun olduğu için değil, ama kimi zaman arada kilometreler var gibi gelir insana, bir cümle için aşılacak yol, sırtında çakıl dolu bir torbayla bir savaş bölgesinden geçmek gibi bir şey, öyle ki kesin ve sağlam da olsa, yüz kere evrilip çevrilmiş de olsa, düşünce sanki kum torbalarının arkasına sığınır gibi siper alır.
İleriyi gören ya da gördüğünü sanan bazı girişimcilerce parsel parsel ele geçirilen boş ya da tarıma açık arazilerdir buralar ve zaten işgal edilen bu alanları gösteren maketlerin ortaya çıkması için şu ya da bu inşaat projesinin belediye meclisine sunulması yeterli olur.