Ezgi

Ezgi
@ezgi_b
O hatırlamadığımız çocukluk yıllarımızı anne babalarımız da hatırlamıyor, doğa neden böyle yapmış, ilk yılları neden gizli kılmış? Çocuk başkaları için bir giz, çocuk kendisi için bile bir giz.*
Reklam
Hayatım ikiye bölündü, tıpkı depremin ikiye ayırdığı topraklar gibi; bir tarafta çocukluk, sen ve geçmiş anlamına gelen her şey, diğer tarafta girip dolaşmak zorunda olduğum, alacakaranlık, uçsuz bucaksız bir alan: Hayatın kalan kısmı. Ve hayatın bu iki bölümü artık birbirine değmiyor.*
Ve başka bir şey daha seziyorum: O gün bir şeyler nihayet benimle konuşmaya başlamış, bir şeyler yaşanmış, hayat dile gelmişti. Böyle anlarda dikkat kesilmek gerek, diye düşünüyorum kendi kendime. Çünkü böyle günlerde hayatın tuhaf işaret dili her yerden bizimle konuşur, her şey dikkatimizi çeker, her şey işaret ve semboldur, sadece bunları anlamak gerek. Günün birinde bir şeyler olgunlaşır ve kelimelere dönüşür.*
Hayatım boyunca içinde dönenip durduğum küçük bir kutudan dışarı doğru bir adım atmıştım sanki, beni nicedir tutan bir kabın içinden taşmış gibiydim. Arada bir yerdeydim. Suyu geçerken, bir taştan diğerine atlarken havada bir süre asılı kaldığımız bir yer varsa işte oradaydım.*
Kendimizden kaçmak için önümüze bir merdiven konulmuş, Momo. Başlangıçta insan mineralden ibaretti, sonra bitki oldu, sonra hayvan -bunu, yani hayvanı unutamaz, sık sık yine ona dönüşmeye eğilimi vardır-, en son olarak da bilgiyle, akıl ve inançla donanmış olan insana dönüştü. Bir toz tanesinden bugüne, kat ettiğin yolu gözünde canlandırabiliyor musun?*
Reklam