Ezgi

Dün Madam Birnenschatz kızını, yeğenlerini göğsüne bastırmış, sevinçten ağlamıştı. Bugün, bu sevinci ne yapacağını bilemiyordu, kocaman, yavan, kendisi gibi yavan bir sevinçti bu ve başkalarıyla paylaşmak zorundaydı sevincini.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Gerçek olan şu ki bu iş onlarda da bizde de 36'dan beri kaynayıp duruyor zaten. Eh, onun için Cham-berlain'ler, Daladier'ler, Hitler'ler ne yaptılar? Şu heriflere esaslı bir ders verelim, dediler, aralarında gizli gizli anlaştılar. Hitler'in en büyük numarası bu: İşçilerin azıcık biti kanlandı da kımıldadılar mı, hadi bakalım hepsini kışlaya! Böyle olunca, dilleri bilmem nerelerine girer hepsinin. Kaşındın mı? İki saat talim! Gene mi kaşınıyorsun? Altı saat talim! Böyle böyle hepsi dize gelir kardeşim, anladın mı? Başlarlar yanılıp yakılmaya. Eh, öteki başvekiller, biz de onun gibi yapalım dediler. Sizin anlayacağınız, savaştı, boktu, püsürdü, öyle şeyler yok, kar- deşim. Yok! Ne Çekoslovakya için, ne de başkası için. Ama biz, biz gideceğiz bir kere: Üç yıl, dört yıl mı, cephedeyiz, biz cephedeyken de onlar geride proletaryanın anasını ağlatacaklar. Bu bir oyun!"
Ölüler, şimdiden ölüler. İşte onlara söylenecek hiçbir şeyim olmaması bundan. Onlara bir çeşit baş dönmesiyle bakıyordu: Büyük, tarihi serüvenlerinde onlarla ortak olmak isterdi, ama bu serüvenin dışında bırakılmıştı Mathieu. Onların sıcağında bunalıyordu, aynı topraklarda kanını akıtacaktı, ama gene de onların yanında değildi, Mathieu solgun ve ölümsüz bir aydınlık halkadan, bir haleden başka bir şey değildi, alın yazısı yoktu onun.
Hepsi oradaydı şimdi de, bu boş, bu sonsuz saatin altın yaldızlı kızıllığında, oradaydı, hepsi, bütün o artık geri gelmeyecek eylül akşamları. Babası oradaydı, Le Temps okuyordu. Yaşamak neye yarar? Yaşamak neye yarar? Bir sinek camda beceriksiz hareketlerle tırmanıyor, sendeliyor, düşüyor, tekrar davranıyor, tırmanıyor: Odette gözleriyle sineği takip ediyordu, birden canı ağlamak istedi.
İnsan üşüdüğü zaman acı çeker,” dedi kadın, “hasta olduğu ya da yiyecek ekmek bulamadığı zaman acı çeker. Üst tarafı… üst tarafı, yalan, masal hepsi.”