Neziha

Neziha
@ezonezo
İnsanlar tutunabilecek başka dallar ararken ben hala kırılan parçaları oturtmaya çalışıyorum ama bilin bakalım ne eksik? Tabiiki de bir daha asla gelemeyecek olan o kırık parçalarım.. Onlar toprağın içinde kaybolurken ben olduğum yerde kalıp çürüyeceğim.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zavallı Necdet mi Yoksa Kadınlar mı?
7/10
·200 syf.··
2023 16. kitabı
Zavallı Necdet'in ilk günden beri seveni oldukça fazla. Sade ve akıcı bir dille yazılmış bu roman, hüzünlü bir aşk romanı. Özellikle Aşk-ı Memnu tadında bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Mutlaka alıp okumanızı da öneriyorum. Ben kitabı yaklaşık dört buçuk saatte okudum ve bir günde bitirdim. Sizin de hızla okucağınıza eminim. Ve son olarak, kitabı okuduktan sonra bu incelemeyi okumanızı tavsiye ederim. Birçok yorumda kitabın övüldüğünü fark ettim. Ben yüzden ben kitabı övmeyeceğim. Daha çok okurken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatmaya çalışacağım. Genel olarak bir kitabın alt metinlerini çok iyi anlayarak okumak, konuyu özümsemek; yazarın neyi, nasıl anlattığını anlamak için oldukça önemli. Tabii ki dramaturji bilmek de işinize yarayacaktır. Özellikle Türk edebiyatı klasiklerinde yazarlar -ki Türk yazarlar tiyatro metinlerinde bunu daha çok yapmışlardır- kendi doğrularını dikte etme, ders verme, iyi-kötü çatışmasını kurarken mutlaka bir tarafı yerme kaygısı taşırlar. Oysaki evrensel bir şey yazmak için yazar taraf tutmamalıdır. Zavallı Necdet romanı da, adından anlaşılacağı üzere, çaresiz bir aşka tutulan erkek kahramanımızın düştüğü ateşte nasıl da yanıp küle döndüğünü anlatır. Saffet Nezihi, her ne kadar karakterlerinin gerçek hayattan olduğunu söylese de tabii ki her yazarın yaptığı gibi, metnin belleği dediğimiz kısımda, kişisel düşüncelerini karakterlere atfetmiştir. Meliha genel olarak; sürekli hırçın davranan, yasak aşkın peşinden koşan ve bu uğurda evini, çocuğunu dahi gözden çıkarabilecek kadar gözü dönmüş bir kadın olarak tasvir edilir. Roman boyunca Meliha ile ilgili alt metin olarak okuyucuya "kocasını aldatan kadın" imajı verilir. Oysa Meliha tek başına kocasını aldatmıyordu sonuçta. Necdet ise tüm çapkınlığına, hovardalığına rağmen; aşkını
Edebiyat & Roman
Zavallı NecdetSafvet Nezihi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,2bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2021 14:33
Meursault "işte yeri burası" diye konumlandırabileceğiniz bir karakter değil. Kafanızda nereye yerleştirirseniz sanki oraya ait değilmiş gibi hissettiriyor. Boşvermişlik, başıma ne geldiyse çekerim düşüncelerinin yoğun olduğu biri.Davranışlarını anlamlandırmak çok zor. Ama gerçekten birinin her davranışını, sözünü kendimizce anlamlandırmak zorunda mıyız? Kişileri olduğu gibi kabul edemiyoruz nedense. Kendimize uygun cevaplar alamıyorsak yerden yere vurarak eleştirmeyi seviyoruz. Herkesi tek bir kalıba sokma, herkesten aynı soruları- cevapları duyma ihtiyacı hissediyoruz. Neden bu zorlama? Herkes tanrıya inanmalı mı? Herkes cenazelerde ağlamalı mı? Gözyaşı dökmeden üzgün olunamıyor mu? Duygularımızı toplum önünde adeta bir oyuncu gibi sergileme zorunluluğu mu var? 'Normal' kime, neye göre belirliyor ? Bazen duygularımızı sadece içimizde, belki de kendimizin bile farkında olmadığı derinliklerde yaşayabiliriz. Bazen de cevaplarımız sadece 'canım istemiyor'dur. Altında neden olmaksızın... Bir başkasının söz ve davranışlarını doğru- yanlış olarak yargılama hakkını kendinde görmek nasıl bir kendini beğenmişliktir ? Aslında Meursault sahip olduğu düşüncelerde yalnız değildi. Ancak bizler bunları sesli dile getirecek olursak , gelecek olan tepkilerden korkuyoruz. Çoğu zaman sessiz kalıyoruz. Düşüncede bırakıyoruz. Hatta daha kötüsü bu düşünceleri yok sayarak bastırma eğilimine giriyoruz. Bu yüzden de onun yüzleşmek zorunda kaldığı şeylere maruz kalmıyoruz. Her şeyi kabullenmiş bir Meursault görüyoruz. Ama işlenen bir cinayetin geri planda kalıp başka şeylerin ön plana çıkarılmasını ben kabullenemiyorum.. Yazarın toplum eleştirisi çok yerindeydi. Özellikle toplum dayatmalarının, yargıya taşınmasının yersizliğini ve haksızlığını çok iyi gösteriyor bizlere. Etkileyeci ve
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma
Fotika'sını düşündü, onu dima sevdiğini anlayarak, geçmiş günleri hatırladı; sonra kendisini bu aşka rağmen fabrikaya bağlayan kuvveti, artan maaşının ağırlığını düşündü. Bu bir sus payı idi. İşte susturuyordu; halbuki onun acımasız ve kuvvetli etkisi altında değil yalnız kendisi, asıl daha yüksektekiler susmuşlardı; daha yükseklerde bile etkisini gösteren bu önlem; sermaye sahiplerine altın, mezarlara ölü yetiştiriyordu.
Gönderi kullanım dışı