Ama korkuyordum da... Niye? Bir kitap okuyup hayatı kaymış benim gibilerin başlarına gelenleri işitmiştim de ondan. Felsefenin Temel İlkeleri diye bir kitap okuyup bir gecede okuduğu her kelimeye hak verip ertesi gün, Devrimci Proleter Yeni Öncü'ye katılıp üç gün sonra banka soygununda enselenip on yıl yatanların hikâyelerini duymuştum.
içime atılmakta bir kuyudan
otuz iki yaşında merhum ömer
ölü atı ile
belvü bahçelerinde rakı içen sarhoşların
boyalı kadınları kıskanan bakışları
uyuşmuş todi nağmeleri
içime atılmakta
kolonyal şapka giymiş maymunlar
yazılı viski şişelerini böyle devirir
ve İspanyol kadınları
kastanyetlerinde
karmakarışık olmuş don-jose'lerin
dudak hareketlerini ezerken
nerden geliyor iç sıkıntım
"Merhaba ne demektir? " diye sordu
"Merhabanın " Merhaba " demek olduğunu düşünmüştüm hep, " dedim ben de. "
-Ama değil dedi. "Mühim şeylerden bahsetme sakın demektir. Gülümsediğime bakma, seni dinlemiyorum, o yüzden çek arabanı, demektir. "