İnsanlar sıkıntı ve zorlukların yok olduğu ölçüde can sıkıntısına yenik düşer, bu can sıkıntısını önlendiği ölçüde sıkıntı, acı ve eziyet çekerler. Yani insanın mutlu olması için "daha iyi bir dünya" ya getirilmesi hiç bir şekilde yeterli olmaz, aksine temel bir değişim geçirmesi, yani artık olduğu gibi değil olmadığı gibi olması gerekir.
Bu tür düşünceler içimizde ölümün yok edemeyeceği bir şey olduğu inancını uyandırmaya uygunsa; o zaman bu, sadece doğumun varoluşumuzun başlangıcı olmadığına yönelik bir bakış açısına yükseltilmesiyle gerçekleşir.