Zerre'nin bir bakışı gelmişti aklına. Bin bakışından biri. Hangisinin en güzeli olduğuna karar veremediğinden belki bininci, belki de birinci. Diğerleri gibi, adı olan bir bakış: Çan çiçeği. Zerre, başını çan çiçeği gibi eğer, iki tutam saçı alnının iki yanından boşluğa düşer, kaşları yükselir ve gözleri büyürdü. Ne zaman böyle baksa, yüz adımdan çan çiçeği kokardı Zerre. Munzur dağlarının leylak rengi kirpikleri gibi kokardı.
DOĞUM TARİHİ: İnsan dediğin, doğum tarihiyle ölüm tarihi arasındaki tire kadar!
TİRE: Yok canım, o kadar da değil.
ÖLÜM TARİHİ: Maalesef öyle, ben şahidim.
YERALTI EDEBİYATI: Efendim bugüne kadar yazılmış en sert ve karanlık metinler bende... Nasıl desem... Benim reyonda her şey var yani: Alkol var, şiddet var, uyuşturucu var, seks var...
MİTOLOJİ: O da bir şey mi! Bende babasını öldürüp öz anasının peşinden koşan Oedipus var! Esas yeraltı edebiyatı benim!
DİN: Güldürmeyin lan beni!