Feyza Akçay

Feyza Akçay
Tarih - Edebiyat - Çizgi Roman - Sosyoloji - Mitoloji - Felsefe - Dil - yine Tarih
7/10
·168 syf.··
2021 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2021 00:38
Kim bilir hangi saçma sebepten (belki de 2000lerde Nobel alanlardan olduğundan) mesafeli yaklaştığım yazarın bu ince kitabını -sırf inceliğinden ötürü- aldıktan kısa süre sonra (kitaplığıma giren kitapların okunana kadar ortalama bekleme süresini alt üst edecek kadar kısa) okudum, yazar ve öyküsü hakkında ilk gözlem ve düşüncelerim şu şekildedir: Öncelikle kitap romandan ziyade öykü tarzına yakın. Derin tahliller, tasvirler, ön plana çıkan yan karakterler, dolambaçlı cümleler yok. Yazar ana yoldan ayrılmadan ve durmaksızın ileri doğru yürümüş. Ben de kopmaksızın okudum ve düşüncelerimi belli odak noktalarında yoğunlaştırabildim. Öykü, genel olarak çatışmalar üzerine kurulu. Cinsel anlayışlar ve toplumsal roller üzerine hafif bir çatışmayla girizgah yaptıktan sonra aile kurumuna bakış üzerine çatışan fikirlere şahit oluyoruz. Ama asıl çatışma konuları bu hazırlıklardan sonra geliyor. Bunlardan okuyucunun belki de en çok dahil olduğu annenin kendi iç çatışmaları oluyor. Öykü boyunca öfke, üzüntü ve acıma başta olmak üzere birçok duygu durumuna girip çıkabilir, empatiyi iliklerinize kadar yaşayabilirsiniz. Bunu Nobel almış bir yazardan elbet beklersiniz. Ama bu örneğin takdir ettiğim yanı herhangi bir yönlendirmeye maruz bırakılmamak oldu. Yani yazar “bunu sev, buna acı, bak bu ne kadar kötü iş yapıyor hadi kız ona” demiyor bize. Bunun yerine öyküyü sade bir dille ve etkili bir biçimde aktararak okuyucuyu yaşayacakları, düşünecekleri ve hissedeceklerinde serbest bırakıyor. Açıkçası yazarın bu hünerini çok sevdim. Muhtemelen çeviriden kaynaklanan ama can sıkıcı raddeye ulaşmayan yazım hatalarını rahatlıkla göz ardı edebildim. 150 sayfada yirmi yıllık bir zaman dilimini oldukça sade bir dille anlattığını göz önünde bulundurursak karakter gelişiminin (özellikle baş
Edebiyat
Beşinci ÇocukDoris Lessing · Delidolu Yayınevi · 2019690 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Güzel Belgesel Kötü Roman
5/10
·408 syf.··
2021 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2021 01:09
Dünya savaşının trajedilerini, özellikle de soykırımla ilgili olanlarını anlatan bu tür kitaplar genelde okuyucunun karşısında 1-0 önde başlarlar. Etkileniriz, çünkü çoğunlukla gerçek olduğunu biliriz. Bu trajediler insani duygularımızı harekete geçirerek bu romanları başka açılardan değerlendirmemizi genelde engeller. Oysa bunlar belgesel değil, kurgu romandır. Ne kadar gerçeğe dayansa da romandır ve vicdanımızı parçalamaktan başka işlere de yaramalıdır. Yaramıyorsa en iyi ihtimalle vasat bir kitaptı denip geçilir. Aushcwitz Kütüphanecisi kötü bir roman. Yani bir roman olarak kötü demek daha doğru. Orada anlattığı ve kalbimize kazık çakarcasına işleyen öykülerin yarattığı acı bunu değiştirmiyor malesef. Çünkü o öyküler Aushwitz'in kendi öyküleri ve onları yaratanlar yazar değil tarihin en büyük gaddarları olan Naziler. Yazar dümdüz bir şekilde bize onları anlatmış, bir okuyucu olarak onun yani yazarın kalemini kitapta göremedim. Gördüğüm şey kitaplarda, televizyonlarda binlerce kez gördüğüm, okuduğum trajik hayatlardı, beni sarsan şey Auschwitz'in acı gerçekleriydi, yazarın kalemi değil. Roman değil de belgesel olarak bakmak bence kitabın değerini daha çok artıracaktır. Yine de 2DS'nı anlatan her şeye olan zaafım kitaba birkaç puan vermemi sağlamıyor değil.
Edebiyat
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,907 okunma
En alt seviyeden mitolojiye giriş
6/10
·408 syf.··
2021 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2021 23:47
Kitabı edebi kıymeti ve mitolojik öğeler olarak 2 kısımda değerlendirmek gerekir. Edebi anlamda ortalama bir modern zaman eseri. Karakter gelişimi, tahlil ve tasvirler fena değil. Öykü kurulumu ortalamanın üstüne çıkacak durumda değil. Dil ve yazım üslubu rahat okunmasını sağlıyor ancak beni düşüncelere sevk etme, duygularımı dalgalandırma gibi yeteneklere sahip olmadığını düşünüyorum. Mitoloji açısından baktığımızda okuyan kişinin ilgisine göre değişecek değerlendirmelere sahip. Mitolojiden hoşlanmıyorsanız basit bir masal kitabı gibi gelip geçecektir. Hoşlanıyor ve aynı zamanda özellikle Yunan mitolojisini de bir derece biliyorsanız hafif gelecektir. Çünkü yazarın yaptığı şey mitolojideki bazı olay ve olguları, bunlardaki boşluklardan faydalanarak birbirine bir şekilde bağlamak ya da bunları detaylandırarak kurgulaştırmak olmuş. Eğer mitolojiye ilginiz var ama bilginiz yok ise bu kitap size göre sayılabilir. Aslında tam olarak yunan mitolojisine giriş tadında bir roman olmuş. Pantheonun o karışık karakter ve olayları hakkında fazla kafa karışıklığına uğramadan temel bir bilgi edinebilirsiniz. Bunu bir kez okuduktan sonra İlyada ve Odysseia, Dönüşümler, Antigone gibi mitoloji öykülerinin anlatıldığı kitaplara yönelebilir, Bulfinch mitolojilerini Azra Erhat'ın mitoloji sözlüğünü okuyabilirsiniz. Kısacası kitabı mitolojiye ilgi duyup fazla bir bilgi sahibi olmayanlara, oradaki olay ve kişileri kafasında adam akıllı yerleştiremeyenlere önerebilirim. Diğerleri için sıradan kalacaktır.
Edebiyat
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,4bin okunma
Bazı Fiktif Karakterlere Farklı Bir Bakış
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2021 00:49
Manguel’i ilk okuyuşum. Açıkçası hepimizin iyi bildiği fiktif karakterler hakkında birkaç ilginç anekdot okuyacağımı düşünüp çerezlik niyetine almıştım. Bunun yerine bir kısmı bildiğim ama çoğu bilmediğim ya da üstünde durmadığım karakterlerin kültür ve yaşam içinde edindikleri yerlere dair hiç düşünmediğim ya da düşünemeyeceğim yorumlamalarla karşılaştım, iyi de oldu. Kitap, edebiyattan popüler kültüre, dinden mitolojiye otuz küsür karaktere dair incelemeler içeriyor. Sadece Kaptan Nemo, Alice, Dracula, Süpermen gibi esas oğlan/kızları değil, Heidi’nin dedesi, Moby Dick’in Queequeg’i, Mösyö Bovary gibi daha yan karakterleri de bulmak güzeldi. Genel olarak arka kapak yazısında dediği gibi karakterlerin “…can buldukları kitap ve efsanelerden dışarıya taşıp başka kılıklarda yaşamayı nasıl sürdürdüklerini…” yazarın sizi içine çeken dilinden okuyorsunuz. Karakterlerin çoğunu tanımıyorum, bir kısmını ise kulak dolgunluğundan biliyorum. Ama tanıdıklarım hakkında da ne kadar az düşündüğümü gördüm bir yandan. Kitabın güzel tarafı karakterler hakkında okurken yazarın bağlantı kurduğu başka yazar ve eserlerine dair başka bir açlık oluşturması. Bunun yanında bir kere okunduktan sonra, bu karakterlerden biriyle ilgili bir kitap okurken onunla ilgili maddeyi açıp göz gezdirmek de tatmin arttırıcı bir etki yaratacaktır.
Edebiyat
Efsanevi YaratıklarAlberto Manguel · Yapı Kredi Yayınları · 2020196 okunma
Olumsuzluklarına Rağmen
6/10
·367 syf.··
2021 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2021 11:15
Fantazya (ve bilim kurgu) çoğu zaman bir bedene giydirilen bir gömlektir. Yazar kimi zaman özgür olmak, kendi sınırlarını aşmak, kimi zaman daha kolay ya da daha etkili metaforlara ulaşmak, kimi zaman dikkat çekmek, daha geniş kitlelere ulaşmak, kimi zaman ise sadece sevdikleri için bu gömleği dikerler. Cazibesi yüksek bir beden oluşturup üzerine güzel bir gömleği kusursuzca oturtabilenler Le Guin olur, Bradbury olur, Dick olur, Bester olur. Çoğu zaman ise sınırsız hayalgücü ile içinde kaybolabileceğiniz, boynunda fotoğraf makinesiyle bir Japon turist gibi hayran hayran dolaşabileceğiniz dünyalar inşa etmektir. Ama çoğu zaman ikisi birdendir. Benim de fantazya okumada başlıca sebebim budur. Fırtına Büyücüsü böyle bir kitap değil. Esasında bu ve başka birçok nedenden okumaya heves edeceğim bir kitap değil ama başlıca üç sebepten okumalarım arasına aldım. İlki zamanında nedendir bilmem 5 kitabını birden almış olmam. Belki 8-10 yıldır kitaplığımdan bana bakıyorlar. İkincisi sevdiğim başka bir tür olan hafiyeliği içeriyor olması. Son olarak bir Dick Tracy’nin urban fantazya içinde nasıl duracağını merak etmemdir. Bu merak bana neler okuttu bir bilseniz. Kitabı su gibi okudum. Sayfa çevirttiren kitaplardan, orası net. Ama birçok “ama”sı var. Öncelikle bir polisiye olarak başarılı bulmadım. Benim için bir polisiyenin başarısı katili bulup bulamamak değil, katilin neden katil olduğunu anlatabilmektir -ki sıkı hafiyeler yarısından sonra katili de tahmin edeceklerdir. Ben açıkçası katilimizin motivasyonunu çok oturtamadım. Zaten son çeyreğe kadar kendisi hakkındaki bilgilerimiz bir hayli sınırlı. Katili baştan belli edip ona sıkı bir karakter gelişimi çizseydi daha iyi olurdu kanımca. Kitabın dili sade ve açık. Okuduğum şeyin dili sade olsun ağdalı olsun derdinde değilim ama
Edebiyat
Fırtına BüyücüsüJim Butcher · İthaki Yayınları · 2010129 okunma