Fahri Kaplan

Puan vermedi·462 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
Yaygın adıyla “Divan Edebiyatı” olarak ifade edilen Klasik Türk Edebiyatı, bazı klişe kanaatlerin aksine zengin bir edebî eleştiri literatürüne sahiptir. Şairlerin divan, mesnevi vb. eserlerinde şiire ve şaire dair çeşitli değerlendirmeler ve eleştiri ifadeleri bulabilmek mümkün olduğu gibi özellikle bazı tezkireler; biyografi, antoloji, edebiyat tarihi vb. niteliklerinin yanında zengin bir edebî eleştiri metni olma vasfına sahiptir. Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ adlı eseri, Anadolu sahasında yazılmış ilk şair tezkirelerinden biri olmakla birlikte edebî eleştiri açısından türünün en yetkin örneklerinin başında gelir. Ele aldığı şairlere dair genellikle tutarlı, yerinde ve isabetli değerlendirmeleriyle dikkat çeken Latîfî, kullandığı zengin eleştiri terminolojisi bakımından da öne çıkan bir müelliftir. Yaşadığı devrin ve muhitin edebî literatürüne ve eleştiri terminolojisine vâkıf olduğu görülen Latîfî, tezkiresindeki eleştiri terim ve ifadelerinin bütünlüğü ve zenginliği, bunları değerlendirmelerinde incelikle ve ustaca kullanmasıyla kendisinden sonraki eserlere de ilham verecek ve kaynaklık edecek bir miras bırakmıştır. Bu çalışmada Latîfî Tezkiresi’nde şiir, şair, nesir ve nasir (nesir müellifi) eleştirisinde kullanılan terim ve ifadeler, bazıları birden fazla terimi içeren 600’ün üzerinde maddede izah edilmiştir. Kitapta alfabetik olarak sıralanan maddelerde umumiyetle; ele alınan terim(ler)in öncelikle lügat anlamı verilmiş, ardından Latîfî Tezkiresi’nden örnek(ler)le bir edebi değerlendirme ifadesi olarak kullanımı gösterilmiş, son olarak da şiir, şair, nesir veya nasir eleştirisinde bu kavramın hangi mana ve fonksiyonları ifade ettiği izah edilmiştir. Latîfî Tezkiresi’ndeki edebî eleştiri terminolojisinin ansiklopedik sözlüğü niteliğindeki
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2020 118. kitabı
Mevlevi şeyhi ve şair Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede (vefatı 1550), bu eserinde insan yüzündeki saç, göz, kaş, ağız gibi organları konuşturarak alegorik bir anlatımla vahdet-i vücûd sırrına ve inceliğine dikkat çekmiştir. Mesnevi nazım şekliyle yazılmış, manzum ve sembolik bir hikâye olarak da değerlendirebileceğimiz eser, tasavvuf edebiyatının klasiklerinden biridir.
Edebiyat
Gülşen-i VahdetŞahidi İbrahim Dede · Akçağ Yayınları · 19962 okunma
Ahsen-i Takvim - İnsanın Sırrı | Faruk Kaplan
10/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2020 61. kitabı
"Ahsen-i Takvim * - İnsanın Sırrı", Faruk Kaplan'ın ilk kitabı. İnsandaki ilahi sırra, insanın özüne vurgu yapan kitapta, insanlığın çeşitli merhaleleri -peygamber kıssaları ışığında- ele alınıyor. İnsanın gerek dış yapısının gerekse iç dünyasının incelikli bir şekilde ele alınıp yorumlandığı kitap, okuru aşkın ve deruni bir tefekküre, bir iç yolculuğa davet ediyor. Kitabın bölümleri şöyle: Hz. Âdem - İnsanın Sırrı Hz. Nuh - Yeniden Doğuş Hz. İbrahim - Doğruluk Yolu Kevser Suresi - Sonsuzluk Yolu Er-Rahîm İsmi - Hikmet Pınarı Din, felsefe, tasavvuf, düşünce, hayatın anlamı, hakikat arayışı gibi konulara ilgi duyanlara tavsiye edeceğim bu güzel ve mana yüklü eseri için Faruk Kaplan'ı tebrik ediyorum. İlk eserinde okuru güzel bir yolculuğa çıkaran yazarın yeni eserlerini de heyecanla bekliyoruz. * Hâmiş: "En güzel sûret" anlamına gelen "ahsen-i takvîm" kavramı Tîn Suresi'nde geçer. Allah'ın insanı "ahsen-i takvîm"de yarattığına dikkat çekilen ayette yaratılışın sırrına, insanın özündeki cevhere işaret edilir. Sözümüzü Şeyh Gâlib'in şu beytiyle hitama erdirelim: Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen (Zâtına hoşça bak ki sen âlemin özüsün. Kâinatın gözbebeği olan insansın sen.)
Din
Ahsen-i Takvim - İnsanın SırrıFaruk Kaplan · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202027 okunma