6/10
·296 syf.··
2026 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:23
#okudumbi̇tti̇ Gece Yarısı Kütüphanesi- Matt Haig ••• Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi kitabı, pişmanlıklar ve alternatif hayatlar üzerine kurulu bir hikaye. Hikâyenin merkezinde Nora Seed var. Hayatından memnun olmayan, yaptığı seçimlerden dolayı büyük pişmanlıklar taşıyan Nora, yaşamla ölüm arasında gizemli bir kütüphaneye düşüyor. Bu kütüphanede, geçmişte farklı kararlar verseydi yaşayabileceği alternatif hayatları deneyimleme şansı buluyor. Nora’nın farklı hayatları deneyimledikçe fikir dünyası da bir anlamda gelişiyor, tabii okuyucunun da. Fakat, maalesef Türkçe çevirisi benim açımdan bu hikâyeyi tam anlamıyla yansıtamadı. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey dilin doğallıktan uzak olmasıydı. Cümleler çoğu zaman birebir çevrilmiş hissi veriyordu ve Türkçede akıcı durmuyordu, mekanik bir anlatım mevcuttu. Bazı ifadeler anlam olarak doğru olsa bile duygu olarak eksik kalıyor. Bu da okuyucunun karakterle bağ kurmasını zorlaştırıyor ve hikayeye odaklanmak da zorlaşıyor. Yine de kitap kendini okutuyor çünkü ana fikir gerçekten merak uyandırıcı. Farklı hayat senaryolarını görmek keyifli ve düşündürücü. Ama okuma deneyimi boyunca aklımda şu soru kaldı: “Acaba orijinal dilinde veya Fransızca okusam çok daha etkilenir miydim?” Kısacası, Gece Yarısı Kütüphanesi güzel bir fikir ve anlamlı bir mesaj sunuyor; fakat Türkçe çeviri, bu derinliği tam olarak yansıtamadı, tabii bu benim fikrim. Başka yorumlarda görüşmek dileğiyle, Vesselam ••• #kitapyorumu #bookstagram #geceyarısıkütüphanesi
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
6/10
·127 syf.··
2026 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:58
Yüzleşme, teknoloji ve insanlık üzerine düşündüren sorular sorsa da beni duygusal olarak içine çekemedi. Fikri güçlüydü ancak karakterlerle bağ kurmakta zorlandım. Merakla okudum fakat bitirdiğimde beklediğim etkiyi bırakmadı.
YüzleşmeClara Dupont · İletişim Yayınları · 202625 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·384 syf.··
2026 24. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:18
Romanın başkahramanı Jane Champion, zengin ve asil bir kadın olmasına rağmen kendisini çirkin ve değersiz gören biri olarak anlatılır. Buna karşılık Garth, genç, yakışıklı ve sanatçı ruhlu bir ressamdır. Jane’in bir partide piyano çalması sırasında Garth onun iç dünyasını ve ruhundaki güzelliği fark eder ve ona âşık olur. Fakat Jane, kendine olan güvensizliği yüzünden Garth’ın aşkına inanamaz. Onu reddeder ve yıllar sürecek büyük bir pişmanlığın içine düşer. Sonrasında yaşanan olaylar, aşkın sadece güzelliğe değil anlayışa, fedakârlığa ve zamana bağlı olduğunu gösterir. Kendini Değersiz Görme Romanın en güçlü yönü Jane’in psikolojisi. Sürekli kendini başkalarıyla kıyaslıyor ve sevgiyi hak etmediğini düşünüyor. Bu yüzden kitap, özgüven eksikliğinin insan hayatını nasıl etkileyebileceğini çok güçlü anlatıyor. Garth’ın Jane’e âşık olması fiziksel görünüşten çok ruhsal güzelliğin önemli olduğunu gösteriyor. Yazar burada toplumun “güzel kadın” algısını eleştiriyor. Kitabın büyük kısmı “Keşke…” duygusuyla ilerliyor. Jane’in yanlış kararının hayatında açtığı yara, romanın asıl “kalp sızısı” oluyor.
Kalp SızısıF. Louisa Barclay · Liya Yayınları · 2014378 okunma
Yüz Körlüğü
Puan vermedi·312 syf.··
2026 13. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:11
Alice Feeney’nin Taş Kağıt Makas romanını biraz rötarlı da olsa bitirdim. Genel olarak sürükleyici, merak unsurunu son sayfaya kadar canlı tutan ve ters köşeleriyle dikkat çeken bir kitaptı. Ancak hikâyenin merkezinde yer alan Adam karakterinin yüz körlüğü (prosopagnozi) konusu bana yeterince derin işlenmemiş gibi geldi. Roman boyunca Adam’ın yüzleri ayırt etmekte zorlandığı vurgulanıyor; fakat bu durumun sınırları tam olarak netleşmiyor. Adam insanları hiç mi tanıyamıyor, yüzleri gördüğü anda mı unutuyor, yoksa sadece yüzleri birbirinden ayırt edemiyor? Yüz körlüğü hikâyenin birçok düğüm noktasını açıklayan önemli bir unsur olmasına rağmen, hastalığın günlük yaşamdaki etkileri ve Adam’ın bunu nasıl deneyimlediği daha detaylı anlatılabilirdi. Bu nedenle kitabın başındaki anlatımla sonlara doğru ortaya çıkan açıklamalar arasında bir kopukluk hissettim. Başlangıçta yüz körlüğü daha merkezi ve belirleyici bir mesele gibi sunulurken, ilerleyen bölümlerde daha çok olay örgüsünü destekleyen bir araç hâline geliyor. Bu da bazı gelişmelerin okur açısından tam anlamıyla ikna edici olmasını zorlaştırıyor. Yine de Alice Feeney’nin gerilim yaratma becerisi, karakterler arasındaki güvensizlik atmosferi ve finaldeki sürprizleri kitabı okunmaya değer kılıyor. Benim için eksik kalan nokta, hikâyenin kilit taşlarından biri olan Adam’ın yüz körlüğünün daha derin ve tutarlı işlenmemiş olmasıydı. Belki de bu konuya biraz daha yer verilseydi, karakterin yaşadıklarıyla daha güçlü bir bağ kurmak mümkün olabilirdi.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,4bin okunma
spoiler icerir !!
8/10
··
Beğendi
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:06
Acıların Hükümdarı bitti ve bende bittim. Kitabın başından sonuna kadar karakter işleyişi o kadar güzeldi ki her güvendiğim kişide bende ihanete uğramış gibi hissettim. İlk başta çok beğenememiştim birinci kitaba kıyasla çünkü ben Irıthel’den devam edeceğini sanıyordum Euria’ya o yüzden sıcak bakmamıştım ama okudukca çok hoşuma gitmeye başladı, küçüklüğümden beri savaşçı prensesleri çok sevmişimdir bu yüzden tahminimden kısa bir sürede kalbimi çalmayı başardı. Kalbimi diğer çalan ise Nathan oldu. Kitabın başından sonuna kadar evlenmelerini çok istemiştim ve Fenrisle her yakınlaştığında Euria’ya çok sinirlendim ama kitap bir kez daha kimseye güvenmemek gerektiğini sert bir dille ifade etti bana. Güven demişken Kalisa karakterinden de bahsetmek istiyorum ona da ilk başta çok sinir olmuştum. Dediğim gibi Yağmur karakterleri öyle bir işlemiş ki Euria kime güvense ona güvendim, Kalisa Euria’yı kurtardığı zamanda da çok mutlu olmuştum sonunda demiştim Nathan’dan başka kızın yanında duran biri var diye düşünmüştüm ama Kalisa da güven duygumuzu herkese vermememiz gerektiğini gösterdi. Karakter gelişimi konusunda da harika bir kitaptı Euria’nın intikam ateşini okurken iliklerime kadar hissettim. Yan karakterlerin önemsiz olduğunu düşünenler içinse bu kitapta yan karakterler o kadar önemliydi ki özellikle Zedy, Nathan’in nasıl biri olduğu daha önceden bilinse Zedy yaşasa nasıl olurdu acaba diye düşünmeden de edemedim. Olay örgüsü çok güzel işlenmişti, ilk kitapta Irıthelde aşık oluyordu fakat aşk onu güçlendirmişti bu kitapta Euria aşık oluyor fakat aşk onu güçsüzleştiriyor savunmasızlaştırıyor. Çokça bunun gibi karşılaştırmalarda yaptım aklımda. İnsanın sevdikleri için neler yapabileceğini bu denli okumak ve okurken acaba bende yapar mıydım hissi uyandırmak da bence kolay
Acıların HükümdarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 20251,902 okunma
Ormandaki sır inceleme
Puan vermedi·392 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:47
Bu kitabın incelemesine eleştiri ile başlıyacam çünkü bu kısmı bana accayip saçma geldi 11 yaşındaki 3 velet bir ormanda, mağarada iskelet buldukları zaman onu tanrı yerine koyup ona adak sunup onun için bileklerini kesmezler. Yapacakları en olası şey çığlık atıp kaçarak yardım filan istemektir. Baştan burası çok saçma. Oynadıkları oyunu göz önünde bulundurmazsak başta olay akışı iyi gidiyordu ama sona doğru her şey birbirine girdi olan olaylar iyiydi fakat dayandırıldığı sebepler pek mantıklı değildi açıkçası. Fikrimce böyle garip bir son yazacağına en göz önünde olan sahneyi son yazsa biz okurlar için olaylar bittiğinde daha tatmin edici olurdu. Yinede pek fena bir kitap değildi okunabilir diye düşünüyorum
Ormandaki SırKate Alice Marshall · Nemesis Kitap · 077 okunma