Yüzmek, özellikle dalgalı denizde, beni hep canlandırır, ne kadar yorgun olursam olayım, kendimi daha güçlü ve umutlu hissederim. Bir tür yaşama meydan okuma isteği doğar içimde.
Beni hiç tanımayan, tanımak da istemeyen insanlara açılmak için güçlü bir dürtüye kapılırım zaman zaman, aslında bu bir türlü kışkırtma, meydan okumadır. Ama kendi acılarına bile yabancılaşmış bu insanlara, acıdan söz etmenin ne anlamı olabilirdi ki? Yürekleri yerine, tıkır tıkır işleyen, yağlı bir makineyi kullananların inandığı, şu “acı çekeni oynama” kavramı, acının sayısız görünümlerinden biridir bence.