“Gençliğiniz haram olmuş desenize,” dedim.
Çok şaşırdı, çevresine siyah, kalın sürmeler çektiği gözleri iri iri açıldı:
“İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik neye yarar?” dedi.
Saçma sözler ettim, ne inandığım ne inanmadığım sözler; tatmadığı bir duygu hakkında akıl yürütmeye kalkışan zavallı bir adamın acınası çabası.
“Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz.”
“Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?”
“Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz.”
“İyi ya, boş değildi kucağım.”
“Ama yandınız, kül oldunuz.”
“Ama vardım, kül bunun kanıtı.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İçinde aşkın hüküm sürmediği bir evin nasıl da soğuk ve ıssız olduğunu hatırladım; havada yerli yersiz büyüyen gerginliğin patladığı an kendimi uykunun esirgeyen karanlığına bırakmak için duyduğum isteği.
“... Yeniden annemin rahmine -evine- geldim. Ama baktım ki olmuyor, doku tutmuyor artık.”
Öyle oluyor Ekmel Bey, ben de abime bakıyorum bakıyorum... diyorum ki sonra: karşı karşı dururken yüzüne hasret kaldım.