Bazen düşünüyorum da, en gevezelerimiz bile aslında ne kadar az anlatıyor. En açık sözlü olanlarımız dahi birbirleriyle ancak sislerin, perdelerin, oyunların arkasından, onların zırhına yaslanarak konuşabiliyor.
Acıdığını biliyorum. Ama geçecek. Söz veriyorum, geçecek. Artık yanındayım. Daha evvel gelmeliydim ama yol uzundu, yürüyüş zorlu. Ve büyümek sandığından uzun sürüyor. Geciktiğim için beni bağışlar mısın?
“Bize hep direnmeyi öğrettiler” deyip içini çekti Vesna. “Ama yanlış şeylere direnmeyi. Mesele biraz da kabul etmektir belki.”
Saf saf sordum:
“Neyi?”
Vesna durdu. Elini omzuma koydu. Çiy damlalarıyla bezeli kirpiklerinin arasından gülümseyerek cevap verdi:
“Kendimizi.”