Sümeyra

Sümeyra
22 || a girl romanticizing life Your beauty never ever scared me
Küçükken de böyleydi, onu işitmek, anlamaya yetmezdi. Kelamını tercüme için biraz hissi kablelvuku, biraz da talim gerekirdi. Şimdi bu defter bile nüktedanlığı ölçüsünde kederliydi. Sağ gösterip sol vurmak tam da Eyüplük işti. Ağladığı yerden güler gibi yapmak, sonra kahkahaları hıçkırıklara katmak... Bu yüzden okuduklarından işkillendi Müesser. Kardeşinin şifa bulmak için gittiği doktorla eğlenmesinden, derdini de dermanını da küçümsemesinden, kendi kendine yazarken bile olmadık oyunlara girişmesinden... Bu haller tam da Eyüp'e göreydi zaten. Görünen oydu ki Eyüp sadece başkalarından değil, kendinden de kaçıyordu. Hatta belki bütün dalgacılar gibi en çok kendisinden kaçıyordu. Minik bir deftere bile gönül rahatlığıyla açılıp dökülemiyordu.
Sayfa 311·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Reha Amca’ya benzeyen biri olmadığı için değil ama olduğu kişiden ötürü gücenmişti o babasına… Kendinisini sevdiğini biliyordu. Ne var ki annesine acı veren birini sevmekte zorlanıyordu.
Sayfa 249·Kitabı okudu
Aile gibi olmanın aile olmaktan daha keyifli bir şey olduğunu düşünüyorum hala. Muhtemelen doktorum karşı çıkacaktır ama daha sağlıklı olduğunu da… Zira ailesinin yanında büyüyen bir çocuk buradan asla kaçamayacağını düşünürken, yatılı okuyanlar en kötü durumda ailelerine sığınabileceklerini bilmenin gönül rahatlığını taşırlar. Bir yeri iyi ya da kötü yapan içeride sürdürülen hayattan ziyade, orada sıkışıp sıkışmama hadisesidir bana kalırsa. İnsanın kendini içine hapsedilmiş hissettiği, dışarı çıkmakta güçlük çektiği her yer kötüdür. Burada sözü edilen sevgi dolu insanlardan müteşekkil sıcacık bir yuva olsa bile. Ki bütün yuvaların sıcak olduğunu söylemek cehennemi; sevgi dolu olduğunu söylemek de şeytanı hafife almak olur.
Sayfa 202·Kitabı okudu
Biz üç kardeş de bu evden hemen kopabilmek için büyük çaba harcıyoruz. Dışarıda, yaşamın gürültüsü içinde, ya da başka evlerde, başka insanlarla yaşam her zaman daha güzel geliyor bize. Oysa Bunni hep evde kalıyor. Çok yaşlıyken bile yavaş yavaş Çarşamba Pazarı’na gidiyor.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Artık çok konuşuyor ama hiçbir şey anlatamıyorum sanırım. Söylemeye söylemeye içimdekilerin nasıl söyleneceğini unuttum galiba.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Reklam