Fantomlara selam olsun.
Neredesin bayan Hiç? Ben yarattığım fantomun nesnesi ve içine atıldığım realitenin öznesiyim.
Sayfa 68 - Öteki Yayınevi 1.Baskı 2017
Alıntı
kim okuyor? kim görüyor? moşe dayan içindir fantomlar ve petrol yörüngesine doğru akıp gider. allah'ın sözü doğrudur** ama yanılmadı mao da: "silah, çok önemli bir faktör savaşta ama belirleyici değil. belirleyici olan insandır; silah değil," ne nihai zafer diye bir şey var ne de nihai yenilgi.
Sayfa 69 - "ve güneş kendine ait bir yörüngede akıp gider" (yasin Suresi, 18) ayetini çağrıştırıyor. kur'an ayetleri okunduktan sonra söylenen sadakallahu'l-azim [yüce allah'ın sözü doğrudur] ifadesine gönderme yapmaktadır.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Fantomlar
Nörologların kullandığı anlamda "fantom", vücudun belirli bir bölümünün, genellikle eller ve ayakların kaybedilmesinden aylar veya yıllar sonra da devam eden, o bölüme ait imge ve hafızadır...
Fantomlar
Dr. Michael Kramer şöyle yazar; “Fantom organın, el veya ayak kesilmiş kişiye faydası büyüktür. Yapay ayak kullanan kişilerin, beden imgeleri, diğer bir deyişle fantomları bu yapay ayakla birleşmedikçe onun üzerinde rahat bir şekilde yürüyemeyeceklerinden eminim.”
Sayfa 81·Kitabı okudu
Bilim
Fantomlar
Nörologların kullandığı anlamda “fantom”, vücudun belirli bir bölümünün, genellikle eller ve ayakların kaybedilmesinden aylar veya yıllar sonra da devam eden, o bölüme ait imge ve hafızadır.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Bilim
Sevgi, Dürüstlük, Kazıklamak Batılıların ne kadar dürüst olduğundan söz ederler. Esnafı, memuru, çiftçisi.. Almanya’ya işçi olarak giden Anadolu çocuklarının Türkiye’ye ilk dönüşlerinde doymaz bilmek bir iştah ve gayretle anlattıkları hikâyelerin büyük bir bölümünü de, oraların ne kadar temiz muntazam ve insanlarının ne kadar dürüst olduğu oluşturur.. Ayakkabınıza bir topuk taktırmak istiyorsanız, bunun bütün tamircilerdeki fiyatı aşağı yukarı aynıdır ve tamirci sizi kazıklamaz, vesaire vesaire… Şimdi bir hikâye de biz anlatalım; bakalım izahını dürüstlükle mi yapacaksınız: -Dışarda çalışmak isteyen bir Türk işçisi Hollanda’da bir çiftlikte iş bulmuş. Büyük bir çiftlikmiş. Her gün ineklerden tonlarca süt sağılır, özel araçlarla bölgedeki peynir, yağ fabrikalarına ve sair imalathanelere sevkedilirmiş. Bizim Türk birkaç ay çalıştıktan sonra şöyle bir hesap yapmış: “Bu adamlar demiş resmen budala, günde 60 ton süt sevkediyoruz. Buna yüzde beş nisbetinde su katsak günde üç tona yakın su eder. Yani her gün iki ton suyu da süt parasına satmış oluruz.” Kafasında bu düşünceyi geliştirdikten sonra çiftliğin müdürüne çıkmış. Teklifini anlatmış. Her gün fazladan kazancın ne olacağını kâğıda dökerek, çiftliğin ne kadar Hollanda florini açıktan kazanacağını anlatmış. Müdür bizimkini ciddi ciddi dinledikten sonra “Peki ama sayın işçi kardeşim” demiş, “Peki ama niçin?”. Evet müşteriye böyle süte su katarak kazıklamak ve açıktan para kazanmak mümkün. “Peki ama niçin?”, diyor Hollandalı müdür. Bu olay da basit bir fıkra değil. Müdür dikkat ederseniz işçiyi ahlaksızlıkla falan suçlamıyor. Sadece böyle bir teklife işlerlik kazandıracak bir işleyiş içersinde olmadığını belli edici bir karşılık veriyor. Bize, müdahale edemeyeceği bir işleyişi, bir düzeni ihsas ettiriyor. Yani bu