Peygamberler, her ne kadar fazilet bakımından birbirlerinden farklı iseler de, hepsi aynı daveti yani tevhid davetini yapmışlardır. Onların risaleti bir, dinleri birdir.
Ne kadar çok olasılık varsa, o kadar çok hayatın vardır. Farklı seçimler yaptığın hayatların vardır. Yaptığın farklı seçimler farklı sonuçlara yol açar. Tek bir şeyi bile farklı yapmış olsan, farklı bir yaşam öykün olacaktı. Gece yarısı Kütüphânesi’nde bu öykülerin hepsi mevcut. Hepsi de bu yaşam kadar gerçek.
Fakat ruhunun derinlerinde bir sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir.Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir.
Salman Hoca hayata hep farklı bir yerden bakıyordu ve baktığı yerden hayatı anlamlı kılan şey renklerin çeşitliliğiydi. Her şey çok basitti aslında; hoşgörülü, müsamahalı olmak, güzel bakmak ve güzel görmek. Bu, hayatın en basit, en temel kuralıydı. Güzellikler, iyilikler etrafında örgütlenmek ve bunları paylaşarak çoğalmak... Güzellikleri, renkleri çoğaltıp çeşitlendirdikçe, paylaştıkça coşku daha da artacak, o zaman hayat daha da yaşamaya değer olacaktı.
"Bununla birlikte hem güvenilirlik hem de mantıksal ve aritmetik derinlik hakkında yukarıda yapılan açıklamalar, sistem ne olursa olsun onun bilinçli ve açık bir şekilde matematik olarak düşündüğümüz şeyden önemli ölçüde farklı olmaktan kurtulamayacağını kanıtlamaktadır."