Tipi yamandı, ama kim bakar tipiye. Benim içim yanıyordu alev alev. Talip Apaydın'ın, "Ne yapsın insan böyle olunca?" dizesini yineleyerek, içimden ağlıyordum. Bu kadar büyük bir acı duymamıştım yaşamım boyunca. Kendimi tutamıyordum, neredeyse hıçkıra hıçkıra ağlayacaktım. Onlar camiye, ben okula doğru yürürken, arkamdan söylendiklerini işitiyordum
"Sakalı uzattıktan sonra, ne yapsan doğaldır, sakıncasızdır, doğru cennete gidersin."
Ne de kolaymış ya, şu cennete girmek...
Hacı Efendi'yi denk getirip bir gün, "Yahu, şıklık demek kısaca temizlik ve doğruluk demektir. Sizinkiler hep tersine gidiyor" dedim.
"Aman, gâvur olursun Mamıdefendi" dedi.
Köy odasına gidince hemen basmış yaygarayı, benden için: "Kuran'ı da, ayeti de, Allah'ı da; her şeyi inkâr ediyor."