📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Süreyya bizi havalimanında karşıladı. Birbirimizden hiç bu kadar uzun zaman ayrılmamıştık; kollarımı ensesine dolayıp saçındaki elma kokusunu içime çekince, onu ne kadar özlediğimi fark ettim. "Sen hâlâ benim yelda'mın sabahısın..." diye fısıldadım.
- Âb-ı hayat aramaya gitmek mi istiyorsun?
- Evet.
- Çok şey! Dünyada belasını arayan adam da varmış!
- Âb-ı hayat...
- Tasavvuru mümkün olan belaların en büyüğü, akıl edebileceğimiz azapların en müthişi.
- Ebediyen yaşamak ha!
- Şüphe yok. Bu âlemin bütün zevki yokluk ümidiyle vardır.
- Olmaz şey.
- Hakikat bu. Hayatın zevki ölüm sayesindedir eğer ölüm olmazsa, hayatın hiçbir kıymeti olmazdı.
"Ama şu kadarını biliyorum: Onu eve getirmek zorundasın. Getirmeni istiyorum."
"Emin misin?" dedi. "Emir, o senin kaum'un, ailen, dolayısıyla benim de ailem. Tabii ki eminim. Onu ortada bırakamazsın." Kısa bir sessizlik... "Nasıl bir çocuk?"
Uyuyan Sohrab'a baktım. "Çok tatlı bir çocuk, ciddi bir tatlılık..."
"Onu kim suçlayabilir ki? Onu görmek istiyorum, Emir. Gerçekten istiyorum."
"Süreyya?"
"Efendim?"
"Dostet darum." Seni seviyorum...
"Ben de seni seviyorum," dedi. Sözcüklerindeki tebessümü görebiliyordum."Dikkatli ol."