Selamûn aleyküm
Sene başında okuduğum bu muhteşem eser hakkında faydalı olabilmek ümidiyle bir kaç kelam edecem inşaallah. Ben okuma listesine tek tek eklemiştim lakin takım eser olarak inceleme yapmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.
Eser münferit olarak sahabe efendilerimizin hayatını anlatmıyor. Konu başlıkları altında sahabenin ne yaptığını anlatıyor aslında. Bu açıdan bakınca ben bu kitabı alayım sahabe efendilerimizin hayatını öğreneyim, her biri hakkında bilgi sahibi olayım dersek doğru olmaz. Her bir meselede başka bir sahabe efendimiz öne çıkıyor, dolayısıyla bahsedilen konuda belirli isimler daha bir fazla anlatılmış olabiliyor. Lakin sonuca bakınca az ya da çok sahabe efendilerimiz hakkında bilgi sahibi olmuş oluyoruz.
Eser önce Resûlullah (s.a.v) ve sahabileri hakkında ayetler ışığında bazı bilgileri sunuyor. Daha sonra İslam'ın ilk tebliği ve yayılmasıyla devam eden olayların zamanlamasına göre sahabilerin tutumlarını anlatıyor. Mesela önce İslam'a davet ve davetle alakalı konular daha sonra biat, Allah yolunda baskılar, hicret, hicretten sonra gelen nusret, cihad konularında neler yaşanmış sahabe efendilerimiz nasıl tavır sergilemişler, ne söylemiş, ne yapmışlar anlatılıyor. Dikkat ederseniz İslam'ın ilk dönemlerinde yaşanan hadiselerin cereyanları karşısındaki anlatımlar var. Sonra sosyal yapı ele alınıyor. Birbirleriyle ilişkileri, infak, nefsani arzulardan geçme gibi bir çok konu ilmek ilmek işlenmiş.
Okurken çok fazla nefis muhasebesi yaptım. Hasan-i Basri'nin şu sözü aklıma geldi hep. "Vallahi, yetmiş Bedir’liye yetiştim, çoğu kez giydikleri sof idi. Eğer siz onları görseydiniz deli sanırdınız. Onlar da sizin iyilerinizi görselerdi “bunların ahirette bir nasibi yok” derlerdi. Kötülerinizi görselerdi, “bunlar hesap gününe inanmıyorlar”