"İçinde hakikaten sevmek kabiliyeti olan bir insan hiçbir
zaman bu sevgiyi bir kişiye inhisar ettiremez ve kimseden de
böyle yapmasını bekleyemez. Ne kadar çok insanı seversek,', asıl
sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk
dağıldıkça azalan bir şey değildir."
Bu hareketsizliğin, korkuya dayanan bu tereddüdün daha zararlı
olduğunu, insan münasebetlerinde bir noktada taş kesilmiş gibi
kalınamayacağını, ileriye atılmayan her adımın insanı geriye
götürdüğünü ve yaklaştırmayan anların muhakkak uzaklaştırdığını
karanlık bir şekilde seziyor ve içimde sessizce yanan, fakat günden
güne büyüyen bir endişenin yer etmeye başladığını hissediyordum.