Edebiyat Memuru

Descartes'ta varoluşçu karşıtı önyargı çok be­lirgindi. Descartes'tan 'fenomenolojik' yöntemini türe­ten Husserl'in formüle ettiği şekliyle, insanın ve onun dün­yasının varlığı, 'parantez' içine alınır. İnsan saf bilinç, çıplak epistemolojik özne haline gelir (insanın psikosomatik varlı­ğı dahil olmak üzere); dünya, bilimsel araştırma ve teknik yönetim nesnesi haline gelir. İnsan, varoluş hali içinde yok olur.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Şüphe, bilgi için gerekli bir araçtır.
Ro­mantik istihza, bireyi bütün içeriğin üstünde yüceltmiş ve onu boşaltmıştır: Herhangi ciddi bir şeye dahil olması ar­tık gerekli değildi.
Aşk
Cihanı hiçe satmaktır adı aşk Döküp varlığı gitmektir adı aşk Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır adı aşk
'Ne için?' sorusu tama­mıyla bastırılamaz. Sesi kısılabilir ancak her an yeniden ortaya çıkmaya hazırdır.