Evet, Avrupa’da elimizden geldiğince genç olalım, ama ihtiyarlamak için Doğu’ya, erkek adına layık erkeklerin ülkesine, baba adamların toprağına gidelim!
Gençlik konusunda ne diyeceğiz, ey dostum! Onun en ateşli yanlarını geride bıraktık, artık ondan alçakgönüllülükle söz etmekten başka şey düşmüyor bize...
Ah! Çalışmak ve öğrenmek en güzel zamanlarımızı almıştı!
Aslında, bu halklar birbirlerine, sanıldığından çok daha fazla değer veriyorlar ve onları bir zamanlar birleştiren bağları unutmuyorlar. Avrupalıların menfaatleri için, misyonerler ya da keşişler tarafından rahatsız edilen ve kışkırtılan bu halklar, kan dökmeden çarpışan eski zaman paralı askerleri gibi birbirlerini kolluyorlar.
Lübnan’ın hükümdarlarının, bu kadar çeşitli dinlerden halkların sempatisini ve güvenini nasıl olup da kazandığını sorabilir insan. Bu konuda, rahip Adam, bana, emir Beşir’in vaftiz edilmesi dolayısıyla Hıristiyan, hayatı bakımından Osmanlı ve ölümü bakımından da Dürzi olduğunu söyleyerek açıklamalar yaptı;