Bütün bunların temelinde, cehalet ve sefaletten başka bir şey bulamadı. Bu adamlar ona, toplumsal hayatın sırlarını, tefecilerin, malları ellerinde tutanların, kanun adamlarının, lonca başkanlarının, istifçilerin ve Kahire’nin en büyük tüccarlarının çevirdikleri dalavereleri, birbirlerini nasıl desteklediklerini, hoşgördüklerini, evlilik ilişkileriyle güçlerini ve etkilerini nasıl artırdıklarını, her şeyi çürüten ve çürümüş insanlar olarak, resmi fiyatları isteklerine göre nasıl yükselttiklerini ya da alçalttıklarını, nasıl kıtlığı ve bolluğu yönettiklerini, ayaklanmayı ve savaşı kışkırttıklarını ve bir lokma ekmek bulmak için çabalayan halkı nasıl baskı altında tuttuklarını anlatıyorlardı.