Yakında mesleğinizi elinizden alacaklar Nevzat Bey.
Devir televizyonda cinayet çözme devri..."
Bu yaptıkları vicdansızlık mı desem, insanların ekranlarda
böyle rezil edilmesi hiç hoş değil mi desem, yoksa topluma
ayna mı tutuyorlar desem, açıkçası ne söyleyeceğimi bilemedim..
Said Nur ve Talebeleri. Bunların derneği yoktur, lokali yoktur, yeri yoktur, yurdu yoktur, partisi, patırtısı, nutku, alayişi, nümayişi yoktur. Bu, bilinmezlerin, ermişlerin, kendini büyük bir davaya vermişlerin şuurlu, imanlı, inanlı kalabalığıdır.
Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cem'iyetin, yirmibeş milyon Türk cem'iyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur'anımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cennet'i de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennem'in alevleri içinde yanmağa razıyım. Çünki vücudum yanarken, gönlüm gül gülistan olur.
Kendisini en çokta duygulandıran da böceklerdi, özellikle de kelebekler. Kelebek desenlerine şaşkın şaşkın bakar ve şöyle derdi:
Ne kadar da var bu güzel şeylerden ortalıkta! Ama önümüzden öyle çabuk geçip giderler ki, biz onları göremeyiz.
fakat kemmiyet keyfiyete nisbeten ehemmiyetsiz olduğundan, hâlis bir hâdim olarak, hakikat-i ihlas ile, herşeyin fevkinde hakaik-i imaniyeyi on adama ders vermek, büyük bir kutbiyetle binler adamı irşad etmekten daha ehemmiyetli görüyorum.