Biz aydın geçinen kaltabanların çektiğimiz, hep halktan uzak düşmenin maskaralığı… Halkın sağlam yargı gücünden uzaklaşmazsak, dertlerimizin en az yüzde ellisinden kurtuluruz.
Kâmil Bey, Ömer Rıza’nın, her zaman güleç, ama gene de her zaman kederli yüzünü görür gibi oldu. "Yazısını bitirince gidip içmiştir. İçmiştir ama, keyiflenmek için değil, sevdikleri savaş meydanlarında boğuşurken, yazı yazmaktan başka bir şey yapamamanın utancını biraz dindirmek için... Bunu sezemezseniz, meyhanede bulunuşunu ayıplarsınız!”