Boşnak müslümanlarının maruz kaldığı katliamlar, zorunlu göçler ve insanlık dışı uygulamalar, kitabın satır aralarında okuru yakın tarihin karanlık sayfalarıyla yüzleştiriyor. Bu yönüyle Sevdalinka, sadece bir aşk ya da dönem romanı değil; insanlığın vicdanına yöneltilmiş güçlü bir hatırlatma niteliği taşıyor.
Modern savaş tarihinin en iğrenç, en kan dondurucu sırrına bakıyorsunuz: 1992-1996 yılları arasında Bosna Savaşı devam ederken, Avrupa'nın göbeğinde vahşi bir "turizm" sektörü kuruluyor: Saraybosna Safarisi. Çeşitli Batı ülkelerinden gelen aşırı zengin yabancılar, sırf "spor olsun diye" insan avlamaya geliyor. Bosnalı Sırp ordusunun para karşılığı organize ettiği bu sistemde, zengin "turistler"gizli yollarla tepelerdeki keskin nişancı mevzilerine taşınıyor.
Hedefe göre tarife değişiyor: En yüksek paralar masum çocukları ve hamile kadınları vurmak için ödenirken; yaşlı sivilleri hedef almak adeta bir "promosyon" gibi ücretsiz sunuluyor.
Yazar, Bosna'nın acılarla örülü yakın tarihini anlatırken duygusallığa teslim olmadan, insanlık dramını bütün yönleriyle ele almayı başarıyor. Akıcı dili sayesinde okuru olayların içine çeken eser, savaşın ardında bıraktığı derin izleri ve insanların en zor zamanlarda bile umutlarını koruma çabasını çarpıcı sahnelerle hissettiriyor.