Fâtima Aygur

Fâtima Aygur
@fatimaygr
Hoşnut olman için sana acele ile geldim Rabbim... (Taha - 84)
İnsanları gerçekten tanıdığımızı zannederiz. Ancak hep belli şartlarda gözlem yapmışızdır. Aynı şartlar ve aynı rollerde davranışlar da üç aşağı beş yukarı aynıdır. Bazı insanlar için "Seni tanıyamıyorum", "Şimdi böyle mi olduk?", "Bunu ondan beklemezdim" dediğiniz günlerin gelme ihtimali her zaman vardır. Bazı insanlar için yeter ki şartlar değişsin
Sayfa 48·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kişinin kendisi hakkındaki "özgüvenim eksik" tespiti aslında "ben kendimi tanımıyorum", "ne istediğimi tam olarak bilmiyorum" ve "kendimi ifade etmekte zorlanıyorum" anlamı taşımaktadır. Kişi yüzleşmekten, bir sorunla karşılaşmaktan, engellenmekten, karşılık verememekten, kırılmaktan korkmaktadır, dış dünyaya güvensizdir ve bütün bunları özgüven eksikliği olarak ifade etmektedir. Bu kör nokta ancak farkın dalık çalışmalarıyla giderilebilir.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Modernite, Zygmunt Bauman 'a göre "bir hakimiyet dürtüsü" üzerine bina edilmiştir.
Özgüvenim eksik, hazır kalıp.
Pek çok insan "Özgüvenim eksik" cümlesini kurmuştur, bir başkasına ya da kendi kendine. Kendisini engelleyen şeyin özgüvenindeki eksiklik olduğu yanılgısına kapılmıştır. Bu çok önemli bir kör noktadır. Kaygıları, tecrübesizliği, plansızlığı ya da motivasyonunun düşük olması hep aynı sepete atılır: özgüven eksikliği.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Hatalarımızdan en kısa zamanda, en kısa yolla kurtulmak...
Bilinç dışı süreçlerle yıllar boyunca davranışlarına dayanak olmuş bazı noktaları kabullenmek bir insan için çok zordur. Çünkü bunu kabul ettiği an boşa düşecek ve büyük bir kırılma yaşayacaktır. Farkındalık ve sonrasında yolu değiştirmek bir insan için hayli zor bir seçimdir. Evet, farkındalık bir seçimdir. Bununla birlikte bu farkındalık yaşanmakta olan bir olay için geçici bir "düzeltme" oluşturacaksa da tüm yaşamı etkileyecek bir dönüşüme neden olması zordur. Bunun için kişinin hatalı davranışlarının nedeni olan zaaflarını ya da arzularını, dürtülerini de anlayabilmesi ve bunları kontrol edebilmeyi öğrenebilmesi gerekir. Bunun için yapılacak şey bu davranış için basitçe "neden" sorusunu sormak yerine önce "nedenine bakılmaksızın bu davranış doğru mu yanlış mı?" sorusunu sormaktır. Herkesin temel olarak kabul ettiği genel geçer sosyal kurallara göre doğru ve yanlış çok açık kavramlardır (yalan söylemek, haksızlık, suistimal, alkollü araç kullanmak, şiddet uygulamak, ihmal, aldatmak vs). Bu davranış yanlış ise bunun nedeni sorgulanmadan hatadan vazgeçilmelidir. Öncelikle neden" sorusu sorulmuş olsaydı, "herkes yapıyor, bunu yüce bir amaç için yapıyorum, bu onların suçu, ben yapmasam başkası yapacaktı, elimde değil" gibi aldatmacalarla hatalı davranış açıklanabilirdi.
Sayfa 38·Kitabı okudu
İnsan