Çocuklara nasıl yapması gerektiğinden hemen önce neden yapması gerektiği öğretilmelidir. Kuvvetli bir neden, güçlü bir inanç ve niyetle hareket etmeyen gençler işin nasıl yapılacağını öğrenmeye çalıştığında büyük oranda işin zorluklarını görecektir. "Neden yapmalıyım?" sorusu işin felsefesini gösterir. Bir işi yapma motivasyonu ne kadar yüksekse o işin zorlukları o kadar kolaylıkla aşılacaktır. Ancak neden yapması gerektiğini bilemeyen bir genç sıklıkla nasıl yapacağı konusuna takılır kalır. "Nasıl olacak bu iş" sorusu bilinci kör eden bir soru iken "neden yapmalıyım" sorusu kör noktayı aydınlatacaktır.
Zor gelir. Bir çok insan için sonuca ulaşacak yolda yapılacaklar zor gelir. Bu duruma bir başka kör nokta neden olur: Yalnızca sonuca ve sonuçtaki yarara odaklanmak Bu nedenle bu kör noktaya sahip insan bir sonuca ulaşıncaya kadar gergindir. Süreçte yaşanan her şey bir eziyet gibi gelir. Acelecidir ve bir an önce oluversin ister. Ancak sonuca ulaştığında rahatlar. Bununla birlikte sonuca giden yoldaki birçok güzelliği kaçırmıştır ve bu kazancı da büyük bir gerginlikle elde etmiştir. Böyle "sonuç odaklı" olmak büyük bir şartlanmışlık durumuna neden olur. Sonuç olumsuz olursa ve bu olumsuzluklar bir kaç kere tekrarlarsa hayal kırıklığı meydana gelir. "Uğraştık da ne oldu, hepsi boşa gitti." Bu hayal kırıklığı gelecekle ilgili planlar yapılmasını engeller. Sonuç odaklı kişi, yaşadığı şeyi "başarısızlık" olarak değerlendiriyorsa giderek sadece eleştiren, suçlayan, başarısızlıklarının nedenini başkalarının üzerine atan, çalışmanın önemsiz olduğunu vurgulayan sabırsız, karamsar bir insan haline gelir. Başkalarının yaptıklarını küçümser işin ucundan tutmak bir yana işi yapanlara da olumsuz cümleleriyle ve karamsarlığıyla engel olur.
Süreç odaklı kişi ise sonucu başarı ya da başarısızlık olarak değerlendirmez. Elinden geleni yapmakla yükümlü olduğunu bilir. Süreçte yaptığı her şey hoş gelir ve zorluklar bile iyi bir sonuç için katlanılabilir şeylerdir. Süreçte yapılanlarla titizlikle ilgilenir. Sonuca giden yoldadır ve yolda olmak ana amaç olarak gözükür. Sonuçta çok büyük bir zevk ya da çok büyük bir hayal kırıklığı yoktur. Sonucu makul karşılar, eksiklerini görür. Gerekirse yeniden yola çıkar. İstikrarlı, titiz ve deneyimlidir. Sebat etmeyi bilir. Süreç odaklı kişiyi elinden geleni yapmak mutlu ederken, sonuç odaklı kişiyi hep daha fazlasını isterken, bazen de dolambaçlı ve
Haz duygusunu erteleyebilmek, iradeli davranabilmek, gelecek planı yapabilmek ve sebat edebilmek kişinin otokontrol becerisine, özdenetim sağlayabilme gücüne bağlıdır. Bu büyük güç ve enerji ister. Çocukluk döneminde elbette haz almaya odaklı bir yaşam biçimi vardır. Çocukluk çağından itibaren sürekli doyurulmuş, istekleri hemen yerine getirilmiş, sınır konulmamış insanlarda bu özdenetim yeterince gelişmemiştir.
"Bir insana değer vermek, onun gerçeklerini anlamaya çalışmak ve onu olduğu gibi benimseyebilmektir. Ama birçok kişi diğer insanlara değer verdiği sanısıyla kendi özsever ihtiyaçlarına doyum sağlar.