Fatma Özdemir

"Melek bilgisiyle, hayvan da bilgisizliğiyle kurtuldu, insanoğlu bu ikisi arasında keşmekeşte kaldı"
Sayfa 122·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Demek ki can çıkmayınca, insandaki onur ve intikam duygusu da çıkmıyordu. Hayatla ölüm arasında sallanıp duran, tahttan düşmüş hükümdar bile, tebaasının bağlılık gösterdiğini duyunca, bu işin kendisi için ne kadar tehlikeli olduğunu unutuyor ve onurunu kurtarabilecek olan tek söylentiye dört elle sarılıyordu
Sayfa 120·Kitabı okudu
Harem bir ağlama ve hüzün dünyasıydı. Dışarıdakilerin hayalini süsleyen, hatta Habsburg elçisini şairane aşklara sürükleyip aklını kaçırtana kadar zorlayan harem, hiçbir zaman güzel kadınların birer kuğu gibi süzüldüğü, aşk, şarkı, raks cenneti değildi. Hamamın sıcağında tenleri kıpkırmızı kesilmiş çıplak güzellerin hayaliyle yanıp tutuşanlar, harem dairesinin rutubetli, karanlık köşelerinde yaşlanan, yüzüne bakılmadan çağı geçen, şişmanlayan ve ömür boyu katlandığı hapis cezasının ağırlığını iri gövdelerine sindiren kadınların tek eğlencesi olan dedikodu, entrika ortamına ve kıskançlıkların yol açtığı ağlama krizlerine dayanamazlardı bile. Haremin kalın duvarları, nice faciayı, ölümü, suçu saklamaktan ve dışarıda kalanların haremle ilgili çılgın ve dünya dışı hayaller kurmasından başka bir işe yaramazdı.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Bir zamanlar nasıl olup da böyle bir zalimi, bu kadar değersiz bir insan müsveddesini efendim olarak kabul edebildiğime, yüreğimin hayranlık duygularıyla dolabildiğine şaşıp şaşıp kalıyordum. Çünkü masum insanları öldürmekten zevk alan, kendi başı derde düşünce çocuklar gibi hüngür hüngür ağlayan, gâvur parasıyla metelik etmez bir zavallıydı bu.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Yaşam nerede bitiyor, ölüm nerede başlıyordu?
Sayfa 94·Kitabı okudu