Fatma Orman

10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
"Senin hayatının benim kağıdıma düşen yazısı bu..." Acaba kağıda düşülmeyen yazısı nasıldı? Hayat karayemiş'in ötesinde miydi? kendimize belli sınırlar çizip sadece bu sınırlarda yaşamak mıydı? Elbette değildi. Evet sınırlarımız olmalıydı ama bu sınırlar zamanı gelince geçilmeliydi. Çünkü biz bir yıl önceki biz değildik. Her geçen gün daha çok merak ediyor ve bu merakımıza gidermek istiyorduk. Ah Mücellâ! Neyyire Hanım'ın akıllı sakin kızı. Bazen hüzün bazen sevinç ve bazen de imrenerek geçmiş bir hayat Cumhuriyet yıllarının İlmek ilmek arka planda işlendiği bu romanda bir yandan da Mücella adlı kızın hayat hikâyesi. Trabzon sokaklarının anlatıldığı denizin, mavinin ve gökyüzünün tasvir edildiği harika bir roman. Memleketin hiçbir yapısına el vurulmamış nostaljik İstanbul anlatılıyor. Acaba Mücellâ'nın babası Tevfik Efendi yaşasaydı yine böyle bir hayatı mı olurdu yoksa çok farklı bir karakterle mi karşımıza çıkardı? Keşke okusaydı Mücellâ pamuk kalpli bir öğretmen sıcakkanlı bir hemşire olabilirdi. Ancak annesi çok erken yaşta onun kaderinin iplerini ele almıştı. Ne kadar doğruydu yaptıkları evet tartışılır ancak haksız olduğu pek çok yer vardı Neyyire Hanım'ın. Yine de bir gün olsun annesinin kalbini kırmamıştı Mücella. Karayemişin ötesine geçseydi Mücellâ çok farklı bir hayatı olacaktı belki de anne olacaktı ama o kendisine çizilen sınırlarda kalmayı tercih etti.
Edebiyat
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·79 syf.··
2022 21. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2022 02:46
Refik Halid Karay’ın muazzam Türkçesini en güzel şekilde kullandığı bir eser. Dilin sadeliği sayesinde okuma zevkini hissettim. Eserde Millî Mücadele karşıtlıkları nedeniyle 150'likler içinde yer alan Refik Halit Karay'ın sürgün izlenimleri yer almaktadır. Şam'dan Halep'e, Halep'ten Lübnan'a, Lübnan'dan Sibirya'ya tarih bir yolculuk. Şam’ın ara sokakları, çölün sıcaklığı, bedevilerin yaşam tarzları, İstanbul'a olan özlemi çok rahat görebilirsiniz. Çoğu hüzünlü mutlu hikâyelerdi. O dönemin özellikleri çıplak bir göz ile ortaya koyulmaktadır. Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Şimdiden herkese iyi okumalar.
Edebiyat
Gurbet HikayeleriRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20231,413 okunma
Hacı Murat
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2022 11:05
Öncelikle kitabın başında geçen şu cümleyi sizinle paylaşmak isterim:" İnsanoğlu her şeyi yenmiş, milyonlarca otu, bitkiyi, canlıyı yok etmiş ama bu deve dikeni hâlâ direniyor!" Tolstoy etkileyici bir şekilde kitapta yazdıklarını bu cümleye sığdırmış. Hacı Murat, Tolstoy’un ölümünden sonra yayımlanan kitabı. Gerçek olaylardan esinlenerek yazdığı bu kitapta Çeçen lideri Şeyh Şamil ile onun önemli komutanlarından biri olan Hacı Murat’ın hikâyesini anlatır. Şeyh Şamil'in sağ kolu olarak bilinen Hacı Murat'ın kısa hayat hikâyesinin anlatıldığı bu eser, aslında Rusya'ya karşı bağımsızlık mücadelesi veren Çeçen halkı başta olmak üzere tüm Kafkasya'nın da hikâyesi. Tolstoy’un bu eserinde Kırım Savaşına dair gözlemlerini de görmemiz mümkün. Tolstoy eserinde “Deve Dikenini” aslında Kafkas halkına binayen bir metafor olarak geliştirmiş diyebiliriz. Kafkas halkının dik duruşunu, azmini ve mücadelesini sembolik olarak ifade etmeye çalışmıştır. Akıcı bir üslupla kaleme alınan eser 19. yy. Rusya’sı ve Kafkas toplumlarına dair siyasi ve sosyal anekdotlar da içermektedir. Genel olarak kitabı şöyle özetleyebilirim: Şeyh Şamil ile arası bozulan Hacı Murat'ın Ruslara sığınmasına rağmen ailesi Şeyh Şamil'in elindedir ve ailesini kurtarmak için yaptığı tüm girişimler başarısızlıkla sonuçlanır. Kitapta yer yer savaşın acımasızlığından da söz edilmektedir. O dönemin atmosferini görebilmek için okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Halk Kitabevi · 202118,4bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2021 21:13
Sabahattin Ali'nin 1940 yılında yayımladığı İçimizdeki Şeytan adlı eseri döneminde çok ses getirmiş, günümüzde de çok satan ve çok okunan eserlerin başında gelmektedir. Eser karakter analizini çok güzel bir şekilde tayin etmektedir. Karakterler kendilerini tam olarak tanıyamamakta, çevresindekilerin gözlerini boyamak için kendilerini farkındalık sahibi insanlarmış gibi göstermektedir. Eserin ana karakteri olan Ömer ise yaşadığı ani değişimlerden kendini değil de içindeki şeytanı sorumlu tutmaktadır. Ancak olayın özü Ömer'in gerçekleri görmekten korkmasıdır. Eserin bir diğer karakteri olan Bedri, Ömer'in tersine bir karakterdir. Birçok şeyin farkında olan Bedri, Ömer'de farkında varsın diye elinden gelenin çok fazlasını ortaya koymaktadır. Ömer'in karısı olan Macide için ne güçlü ne de zayıf diyebiliriz. Olayların gidişatına kendini kaptırmıştır ve belli bir süreden sonra tüm olanlardan kopmak istemektedir. Edebiyatımızda böylesine önemli bir eserin olması gerçekten gurur verici. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim. :)
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma