Hâlbuki Kur’an hakiki hikmet ile ilgilenir ve mezkûr soruların cevaplarını öğretir. İşte dünya ve içindekiler gayet sanatla yapılmış birer eserdir. Dünyamız diğer yıldızlarla birlikte manevi ipler ile güneşe bağlanmış, etrafında dönüyoruz. Felsefe sadece şu âlem ve içindeki eşyanın zahiri ile ilgileniyor. Onları birbirine bağlayan kanunlardan bahsediyor. Bu harikulade eşyanın niçin ve kim tarafından yaratıldığını, bu kanunları kimin koyduğunu hiç düşünmüyor. Hâlbuki Kur’an her şeyi sanatkârı olan Allaha bir pencere yapıyor. O eşya ile Allah’ı tanıtmaya çalışıyor ve mevcutlara O’nun için bakıyor. Bir sinekten tutun ta güneşlere kadar her şeyde Allah’ın isim ve sıfatlarını keşfediyor. Âdeta her şey ona göre bir mektup ve bir kaside, içinde sanatkârının isimleri yazılmış. Ve her şey bir hazine, onda İlahî sıfatlar saklanmış. Demek, felsefe kâinata mana-yı harfi ile yani bizzat kendileri için bakmış. Kur’an ise mana-yı harfi ile yani sanatkârı olan Allah hesabına bakmış. Elbette kâinata böyle farklı sebeplerden ve farklı pencerelerden bakan felsefe ile Kur’an’ın kâinat hakkındaki ifadeleri bir olmayacaktır. Kur’an-ı Kerim bu kâinattaki kıymeti bilinmeyen, adi ve basit şeylerden sayılan hâlbuki gerçekte harikulade ve Allah’ın kudretinin birer mucizesi olan mevcudat üzerindeki gaflet ve felsefenin örtmüş olduğu adilik ve alışkanlık perdesini keskin beyanlarıyla yırtıp o acayip varlıkları akıl sahiplerine gösterip ibretli bakışlarını celbedip akıllara tükenmez bir ilim hazinesi açar. Mesela der: “Deveye bakmıyorlar mı nasıl yaratılmış? Ve semaya bakmıyorlar mı nasıl yükseltilmiş? Ve dağlara bakmıyorlar mı nasıl dikilmiş? Ve yeryüzüne bakmıyorlar mı nasıl döşenmiş? Gökten bir su indiren de O’dur.
Allah Teâlâ'nın sana istediğini vermeyişinin veya umduğunu nasip etmeyişinin nedenlerini idrak edersen bu alıkoyma senin için armağana dönüşür. Yüce Allah sana bir nimet bahşederse seni iyiliğine şahit tutar, sana istediğin bir şeyi nasip etmezse kahrına, galip gelme gücüne şahit tutar. O, tüm bunları yaparken sana bir şeyler öğretmektedir. Sen, Allah'ın arzu ettiğin şeyi sana nasip
etmeyişindeki hikmeti kavrayamadığın için acı çekersin.