Kapak kızı Şebnem'in hikayesini kendinden dinlemek daha doğrusu okumak sanırım çok sarstı beni...
Güzeller güzeli Hülya'yla yakışıklı Cavit'in çok sevdikleri, biricik mutlu kızıyken bir kazayla bütün hayatı alt üst olan Şebnem'in hikayesini kapak kızında başkalarının gözünden anlatmıştı Ayfer Tunç. Yeşil peri gecesindeyse 23 sene sonra Şebnem kendisi anlatıyor kısacık mutlu çocukluğunun parçalanışını, kapak kızı olma kararını, hayata ailesine olan öfkesini, nefretini, kendi evliliğini ve 19 yaşında verdiği kararla kapak kızı oluşunun 23 yıl sonra kaderine etkisini. Gücü elinde tutanın kendisi için herşeyi nasıl da mübah gördüğünü...
Huzur kaçıran, rahatsız eden bir hikaye bu aslında başından sonuna... Hülya'dan tiksindim, Cavit'e çokça acıdım, Gün'e minnet duyup sarılmak istedim, Şebnem için bir kadın, bir anne, bir insan olarak hissedilebilecek ne kadar duygu varsa hissettim.Şebnem; güzelliği kendi laneti olan Hülya'nın, annesinden intikam almak için hayatını en dibe bile isteye çeken biricik kızı, bu çürümüş düzende herşeye rağmen sonunda gerçekten mutluluğu yaşadığını umuyorum.
Ve Osman..Şebnem'in gözünden masumiyetini kaybetmiş, ruhunu paraya satmış olsa da yanıldığına inanmak istiyorum. Şimdi bir de Osman'ı dinleme zamanı...