Oysa iyi bir babanın çocuklarına duyduğu sevgi öylesine saftır ki onlardan herhangi bir şey elde etmeyi arzulamaz, ne onlara olduğundan başka türlü sahip olmak ister ne de hâlihazırdakinden daha sıkı biçimde onlarla birleşmek. Onları kendisinin başka benlikleri olarak gördüğü için onların iyiliğini kendisininkiymiş gibi, hatta daha bile özenle arar, çünkü kendisiyle onların kendisinin en iyi parçası olmadığı bir bütün oluşturduğunu tasavvur ederek çoğu kez onların menfaatlerini kendisininkine tercih eder ve onları kurtarmak için kendini feda etmekten bile çekinmez.
Ve bazen iyiliğin sürmesi bıkkınlığa ya da iğrenmeye neden olur, oysa kötülüğün sürmesi hüznü ya da kederi azaltır. Nihayet geçmiş iyilik de üzüntü getirir ki bu da bir tür kederdir, geçmiş kötülük ise neşenin bir çeşidi olan sevinci ya da ferahlığı getirir.
Ama bir nesne bize kendi bakımımızdan iyi olarak, yani bize faydalı bir nesne olarak sunulduğunda bu bizim onun için sevgi duymamıza neden olur ve bize kötü olarak ya da bizim için zararlı olarak sunulduğunda ise bu bizde nefret uyandırır.
Sayfa 46 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu