…
“Kendimi iyi hissetmem gerek, ama bu savaşta beni ölümle öyle uzun zaman yalnız bıraktınız ki, artık yalnızca ölümü hissediyorum, yalnızca ölümü görüyorum; kendim de ölmüş gibiyim.” dedi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Benim sarayımı yıkıp yerle bir ettikten sonra, şimdi de onun yerine bir baraka kurmaya ve bunu, bana bir yuva diye vererek iç rahatlığıyla bu el açıklığına hayran olmaya kalkma.
Benim yaşamım onda odaklaşır. Yeryüzünde her şey yok olsa da yalnız o kalsa, ben var olmakta devam ederim; başka her şey yerinde dursa da yalnız o yok olsa, evren bana tümüyle yabancılaşır. Ben artık bu evrenin bir parçası değilmişim gibi olur.
Fakat içinde bir sıkıntı, bir rahatsızlık, meçhul üzüntülerle karışık bir sevinçsizlik ve isteksizlik var, ruhunda sabit, uzun, devamlı, hâkim ve tabii hâl kederdir, çok vakitler ağır ve ezici bir keder. Bu kederin etrafına dizili hisler de şunlar: Her şeyden nefret, pek güç beğenmek, insanlara ve hadiselere öfke, hatta garaz, hücum ve şiddetli münakaşa ihtiyacı, ölüme temayül.