Kavga etmenize rağmen sonunda haksızlıklara boyun eğmeye devam ediyorsak, yakınmamıza rağmen kendi umutlarımıza, değerlerimize ve potansiyelimize ihanet edecek şekilde yaşıyorsak ya da toplumun şirret , dırdırcı öfkeli ya da yıkıcı kadın klişesine uygun davranmaya başlıyorsak, depresyon, kendine Saygı duymama, kendine ihanet etme hatta kendinden nefret etme gibi duygularla karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır. Öfkelerini etkin olmayan şekilde ifade edenler sonunda öfkelenmeye hiç cesaret edemeyenler kadar acı çekecektir.
Adonis,başka bir ülkede yaşamayı sadece siyasi nedenlerle tercih ettiğini vurgulamak istiyordu. ülkesinin bugünkü dünya görüşüyle uyum sağlayamasa da yüreği, ruhu ve anadiliyle kendi vatanının insanıydı. Bilmediği tek şey; gurbeti illa bir insanın yurdundan uzakta yaşadığını sanmasıydı. Oysa gurbetin en ağırı , gurbet acısını sılada çekmektir. Vatanı vatan yapan değerlerin , her gün biraz daha yıpranmasına seyirci kalmaktır. İnsanın kendi vatanında öteki hissetmesidir. Ah ne kadar çoktu,öz vatanınında bırakın öteki muamelesi görmeyi vatan haini gözüyle bakılanlar, alt üst olan değerlerin yıkılan kurumların taşı toprağı altında kalanlar!
Özgür bellediğin ülkeleri gez, gördüğün güzelliklerin fotoğrafını Çek, anı biriktir ve dön gel ; ufkundaki bulutların dağılmasını, ait olduğun yerde bekle , der dururum kendime