Bu kitabı okurken anlatıldığı dönemi bana zihnimde yaşattı.Mücella hayatındaki her şeyi usulca göğüsleyen her şeye tamam, amenna diye yaklaşan önünden akıp geçen hayat sanki kendi hayatı değilmişçesine köşede adeta bir misafir sessizliğiyle olup biteni kabullenen, fevri çıkışları olmayan biri. Onun böyle yapayalnız olmasındaki en büyük pay önce Neyyire Hanım'ın sonra kendisinin. Neyyire Hanım avucundaki serçeyi korumak için yumruğunu fazla sıktı ve Mücella'nın kendine ait bir fikri dahi olmadı, aşkı tatmadı. Kitabın belli bir kısmına kadar onun mutlu olacağı anı bekledim sonra bende farkına vardım kabullendim yazgısını. Dili akıcıydı Mücella'nın hayatı gibi kitapta elimden aynı hızla gelip geçti. Beni içine alan bir kitap oldu.