Fatma TUNÇ

Fatma TUNÇ
@fatmatunc
matematik öğretmeni
hacettepe üniversitesi
40 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Çocukların taşlardan yaptıkları kalelerin üst direkleri yoktur. Havadan çekilen bir şutun gol olup olmaması, o kalede duran kalecinin boyuna göre hesaplanır. Kalecinin boyu ne olursa olsun, zıpladığında yakalayamayacağı yükseklikten geçen top gol sayılmaz. Çocuklardaki, kaleye geçen arkadaşlarının boyuna göre düzenledikleri bu adalet duygusuna, büyüklerin dünyasında rastlanılmaz.
Sayfa 138·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eskihisar denilince, tepelerinden birinde mezarı olan Anibal gelir akıllara... Ve ressam, müzeci Osman Hamdi Bey... Ama bir de, karnesinde yedi kırık gördüğü gün evden kaçan ve hayranı olduğu yazar Hemingway’in İhtiyar Adam ve Deniz romanının sayfalarında yaşar gibi bu şirin kasabada iki ay kalan o çocuk gelmeli akıllara... Siz o çocuğu besteleri, filmleri ve kitaplarının altına attığı imzasıyla Zülfü Livaneli olarak tanırsınız!
Sayfa 94·Kitabı okudu
Otobüsler tanıktır, Anadolu takımlarının bin bir zorluk ve fedakarlıklarla yaşattıkları futbol aşkına. Bir kaleci düşünün ki tüm sezonu beli ağrıdığı için deplasman yolculuklarında, otobüsün koridoruna konulan tahtanın üzerinde yatarak geçirsin... Ve lig sonunda şampiyonluk kupasını kaldırsın. Şenol Güneş’tir, o kalecinin adı...
Sayfa 111·Kitabı okudu
Yaşları ilerledikçe insanları dine yönelten şeyin ölüm ve ölümden sonraki şeylerin korkusu olduğunu söylerler. Fakat kendi deneyimim beni şu inanca yöneltti: Böyle korku ve düşüncelerden apayrı olarak, dini duygular biz yaşlandıkça gelişme eğilimi gösterirler, çünkü ihtiraslarımız ateşini yitirdikçe, hayal güçlerimiz ve duygularımız köreldikçe aklımız daha rahat işler hale gelir...
Bazı gizli tehlikelerin gerçekliğine pek inanamayacağı durumlarda bile, insanın içine doğan ipucu ve uyarıları hiç kimse yabana atmasın. İçimize doğan bu tür ipucu ve uyarıları pek az kişi inkâr edebilir sanırım…