Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tütsücüler meydanında hamile bir kadın yolunu kesti Hayyam'ın. Peçesi sıyrılmıştı,on beşinde ya vardı ya yoktu.Tek kelime etmeden, saf dudaklarıyla bir kez bile gülmeden, Hayyam'ın biraz önce satın aldığı ve avcunda taşıdığı kavrulmuş bademlerden bir tutam alıverdi. Hayyam hiç şaşırmadı buna, Semerkant'ın bu epey eski inancından haberi vardı: Hamile bir kadın sokakta hoşuna giden bir yabancıyla karşılaşırsa hiç çekinmeden onun yemeğini paylaşmalıydı; o zaman çocuk o yabancı kadar güzel, onun gibi ince uzun olur; aynı soylu ve düzgün yüz hatlarını alırdı.
Ömer, uzaklaşıp giden meçhul kadının ardından bakarken, avcunda kalan bademleri gururla çiğniyordu ağır ağır.
"Tanrı yorgunluğu, uyumanın değerini bilelim diye kullanır.
Sağlıklı olmanın nasıl bir lütuf olduğunu anlayalım diye hastalığı kullanır.
Tanrı bize suyun anlamını öğretmek amacıyla ateşi kullanır.
Havanın değerini bilelim diye toprağı kullanır.
HAYATIN ÖNEMİNİ BİZE GÖSTERMEK İÇİN DE ÖLÜMÜ KULLANIR."