yoldaşlık ve arkadaşlık zaman zaman dostluk gibi görünür. ortak ilgi alanları insanlar arasında dostluğa benzer durumlar yaratabilir. ayrıca insanlar yalnızlıktan kaçmak için de kendilerini onlara bir süre dostluğun çeşitlemeleri gibi görünen ama sonradan pişman oldukları samimiyetlere kaptırabilirler. tabii ki gerçek
Mumlar Sonuna Kadar Yanar bunların hiçbiri değildir. dostluk daha ziyade - babam böyle bakardı- bir görev olarak tasavvur edilir. tıpkı aşık gibi dost da duyguları için mükafat beklemez. karşı görev talep etmez, dost olarak seçtiği insanı görür ama bir yanılsamanın ışığında değil, onun hatalarını görür ve onu kabul eder; bütün sonuçları ile birlikte.
kendimizle oyun oynayan güçsüz mahluklarız biz, yaptırımla ödülü gönlümüzde barışık tutan. mesafemiz kuyruğumuzla başımız arasında gider gelir, dehşetli sevincimiz bulunca ayrılmazlığını yengemizle yenilgimizin. devimimiz: felcimizin kaynağından fışkıran, güçsüzlüğümüz: kıvrak istememizin yatağı. böylece doldururuz biz her kaygının, her doyumun kucağını.
çok ağır suistimale uğramış ve devlet tarafından alı konulan çocuklar bile, öfke, kırgınlık gibi hislerinin yanında anne - babalarını yine de sevmekten kendilerini alamazlar. çocuk anne babasını seçmeyi çok istediği için onlara karşı böyle sınırsız şekilde hoşgörülü ve affedicidir.