Beni oldum olası,senin çalışman sayesinde hiçbir yoksunluk çekmeden huzur,sıcaklık ve bolluk içinde yaşamakla suçlardın (üstelik yalnızken ya da başkalarının önünde yapardın bunu;başkalarının önünde yapmanın aşağılayıcı yönüne duyarlık göstermezdin,çocuklarının meseleleri her zaman herkese açıktı).
Senin eğitim sırasında kullandığın son derece etkin,en azından benim üzerimde asla başarısız olmamış konuşma araçların şunlardı: Hakaret, tehdit,alay,haince gülümseme ve -tuhaf bir şekilde- kendine acımaydı.
Devasa adamın,babamın,en üst merciin neredeyse nedensiz gelivereceği,beni gece vakti yatağımdan alıp kapı önündeki koridora bırakabileceği ve onun gözünde böylesi bir hiç olduğum yönündeki kahredici düşünceyle yıllar sonra bile acı çektim.