“Şiş göbekler; gövdesi yağ bağlayanlar, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını sülük gibi emenler, sözlerimiz sizedir.
Particiliği 'part şişirmek' diye anlayanlara karşıyız ve hep karşı olacağız.
Sakın ola ki, bu yazımızdan particilik ile uğraşanların tamamını kastediyoruz anlaşılmasın. İfadelerimizi başka noktalara çekmesinler. Sözlerimiz kimedir o zaman?
Onlar kendilerini bilirler.
Hepsinin ipliğini pazara çıkaracağız.
Böyle biline."
“Her şeye sahip olan bir ailenin, siyasi bir kararı kutlamak için denize gittiğini ne gördüm ne de duydum, bunu yapmaz çünkü siyaset onların hayatlarında hiçbir şey değiştirmez. Paris'e, senden uzağa gittiğimde bunun farkına vardım: Egemenler bir hükümetten şikâyet edebilir, sağcı bir hükümetten de şikâyet edebilir ama hiçbir hükümet onların sindirim sorunları yaşamasına sebep olmaz, hiçbir hükümet onların belini ezmez, hiçbir hükümet onları denize koşturacak şeyler yapmaz. Siyaset onların hayatını değiştirmez, belki azıcık. Bu da tuhaftır aslında, siyaseti yapan onlardır ama yaptıkları siyaset hayatlarını neredeyse hiç etkilemez. Siyaset, egemenler için genellikle estetik bir meseledir. Bir tür kendini keşfetme yöntemi, bir tür dünyayı algılama, kişiliğini inşa etme biçimidir. Bizler içinse ölmek ya da yaşamak anlamına gelir.”