"İnsanlarda hayranlık duyduğumuz şeyler, kibarlık ve cömertlik, açık kalplilik, dürüstlük, anlayış ve duygudaşlık gibi nitelikler, aynı zamanda sistemimizdeki arızanın da ayrılmaz parçaları. Nefret ettiğimiz özellikler, kurnazlık, hırs, açgözlülük, gaddarlık, bencillik ve menfaatçilik ise başarının anahtarları. İnsanoğlu ilkinin kalitesine hayranlık duyarken, ikincinin meyvelerine bayılıyor."
“—Erkekler niçin oğlan çocuk isterler, diye kendi kendine sordu. Mutlaka zavallı, yılgın ruhlarında, kanlarından gelen bu yeni adamların, kendileri yapmak akıllılığını veya yiğitliğini veya gücünü bulamadıkları şeyleri yapabilmeleri özlemi olduğu için... Bu, sanki yaşamda ele geçen son bir olanak gibi; kumar masasında varını yoğunu yitirdikten sonra bulunan yeni bir kese para gibi.”
“İçimdeki bu anlatma isteğiyle kavga ettim. Bu aralar çok asabi. Asabiyetinden aldığı bir gücü var. Fazla ilişmemeye özen gösteriyorum. Çünkü ne söylesem ikna edemiyorum. Yeteri kadar anlatırsam bir şeylerin değişeceğini sanıyor hâlâ. Ama birinin ona, anlatacaklarının hiçbir işe yaramayacağını söylemesi gerek.”
“Hayata katlanamadığımız için espri yapıyoruz” demiş... Kim demiş? Mühim değil, doğru demiş nihayetinde. Bu yüzden mi bu kadar gülüyorum yoksa güldüğüm için mi bu yüze varıyorum kuşkuluyum. Kaotik bir sebep-sonuç sarmalı bu. Yanisi gülünecek hiçbir durumu boş geçmiyorum. Böylece katlanıyorum. Görseniz, her tarafım kat izi...”