Ahmet Ünal

Ahmet Ünal
@faulkner
Türk Dili ve Edebiyatı
İstanbul
18 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
1980'li yıllarda eski kuşak toplumcu şairler imgeyi Marksist estetik anlayışın bünyesine dahil etmeye çalışırken, genç kuşak da İkinci Yeniye sahip çıkarak kendi şiirlerini kurmak için imge adına kavga vermeye başlar. 1980'lerde 12 Eylül askeri darbesinin gölgesinde, bir yanıyla tipik denebilecek bir kuşak savaşı verilmeye başlanmıştır. Yeni kuşak, tipik biçimde kendilerinden önce etkin olan 1970'lerin "sosyalist şairler" kuşağına karşı mücadele etmeye hazırlanır. Ama yalnızca önceki kuşağa değil, İkinci Yeni'yi arkasına alarak Türkiye'deki sosyalist gerçekçi anlayışa karşı çıkmaktadır. Tıpkı 1965'ten sonra genç "devrimci şair"in Nazım Hikmet'i model alarak İkinci Yeni tarzı modernist şiire karşı çıkması gibi, 1980'den sonra estetik özerklik ile (sosyalist) gerçekçilik bir kez daha mücadeleye girişir. 1965'te süreç sosyalist gerçekçiler lehine işlese de, bu sefer rüzgar aksi yönde esmeye başlar.
Sayfa 179
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İmge kavramının baht dönüşü yaşayacağının işaretleri, 1970'lerin sonunda ufukta belirmiştir. Ama asıl etki 1980'lerde görülecek, şiirin tanımı imge merkeze alınarak yapılacaktır. Bu da, ikinci Yeni'nin 1950'lerden sonra ikinci kez merkeze yürümesine de yol açacaktır. Nasıl ki İkinci Yeni, 1965'ten itibaren "toplumcu şiir" karşısında mevzi kaybettiyse, 1980'lerde de öncelikle bu şiir anlayışına karşı mevzi kazanacaktır. İkinci Yeni şiirinin yeniden merkeze yerleşmeye başladığı günlerde, "toplumcu şiir"in en başta "slogancı şiir" suçlamasını kabullenerek ve imge kavramını "toplumculuk"a dahil etmeye çalışarak bir tür özeleştiri sürecine girdiği fark edilir.
Sayfa 139
Edebiyat
1970'li yıllarda Marksist çevrelerde imge tartışması üzerine
İmge, "düşünce"nin karşıtı olduğu gibi; gerçekçiliğin karşısında romantikliğin, devrimciliğin karşısında gelenekçiliğin, materyalizmin karşısındaki idealizmin savunulması olarak görülür. Henüz bu haliyle Marksizmin bünyesine alınacak kadar cazip bir kavram değildir.
Sayfa 128
Edebiyat
İkinci yeni tartışmalarında, Erdost'un modernist tarzı üç açıdan savunduğu söylenebilir. Bunlardan ilki, iş bölümündeki çeşitlenme nedeniyle şiirin kendi alanına çekilmesi; ikincisi, gerçeklik anlayışının değişmesi; üçüncü ve en çok tartışılan ise şiirde anlamın rastlantısal olduğudur.
Sayfa 80
Edebiyat