📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Üretim araçlarının özel ellerde toplanmayıp devlet mülkiyetinde olması Türk-İslam toplumlarında sınıflaşmayı önlemiş bu sebeple, duyuş ve deyişteki değişikliklere rağmen devlet ve halk sanatları arasında bir dünya görüşü farkı meydana gelmemiştir.
Nasıl ki bireyci Batı düşüncesinin temel kaynakları Yunan felsefesi ve Hristiyan teolojisi ise, devletçi Türk düşüncesinin ana kaynakları da göçebe Türkmen töreleri ve İslam fıkhıdır.
"Sınıf mücadelelerinin Anadolu Türk toplumunda ortaya çıkmamış olması, ideolojilerin ya görüşlerinin kökten eleştirilerek felsefe yapılmasını da gereksiz kılmış ve Batı'da gördüğümüz anlamda felsefe bu toplum içinde ortaya çıkmamıştır." Çünkü, felsefeye zemin hazırlayan "Yunan düşüncesi, köleci toplumun ürünüdür. Yani kölecilik aşamasına ermiş olan, işbölümü bir hayli gelişmiş bulunan ve ferdin toplumdan kopmuş, kendisini ona karşı koyabilmiş olduğu bir toplumun ürünüdür. Marx bu durumu, insanın göbek bağını toplumdan kopartmış olması, sözüyle açıklar." Anadolu tasavvuf düşüncesi ile, Yunan felsefesine dayanan Batı düşüncesi arşındaki bu temel farklar sebebiyle Sabahattin Eyüboğlu kafasındakilerin yakıştırdıkları şekilde Yunus Emre'yi Rönesans hümanizmacılarıyla aynı rafa kaldırmak son derece yanlış bir davranıştır.
Forman'ın büyük meselelere gözlerini kapaması ve küçük insanla oyalanması, tarihi boyunca büyük ve güçlü komşularının arasında sıkılır ezilen Orta Avrupa halklarının kolektif aşağılık duygusundan doğmaktadır. Bunu bir de Yahudi kompleksi ile takviye ederseniz ortaya en fazlasından bir Kafka bunaltısı çıkar ki ne Türk halkının bunaltının böylesi ile bir ilgisi vardır, ne de Türk sanatçısının bunu örnek almaya ihtiyacı.