"Hayat, beşeriyetin iyiliği ve mutluluğu için onlara gökyü zünden indirilen ilahi ışığın ayılması ve açılmasıdır."
Konfüçyüs
"Hayat, gerçek iyilige ve mutluluğa ulaştıran ruhun kendini bulmasıdır."
Brahma
"Hayat, "nirvana" gerçek mutluluğuna ulaşmak için nefisin arzularından tamamiyle uzaklaşmaktır."
Buda
"Hayat, ilahi emri gerçekleştirerek mutluluğa ulaşmaları için insanlara üfürülen bir esintidir."
Yahudi bilginleri
"Hayat, iyiliğe ve mutluluğa götüren akla tabi olmaktır."
Stoacılar
Hz. Isa da bütün bunları birleştirip özetleyerek
"Hayat, insanı iyilik ve mutluluğa götüren samimiyetle başkalarını sevmektir," demiştir.
İnsan düşündükçe, gerçek zannettiği şahsi hayatının yalancı bir rüya olduğunu; hayat ışığını kendi dışındaki hayattar kitlenin ihtiva ettiğini ve üzerinde taşımak istediği bütün niteliklere kendi şahsı dışındaki o hayattar kitlenin tamamen sahip olduğunu anlar.
Marlo Morgan (1999) Avusturyalı Aborijinler'in dualarında bu bilincin olduğunu yazıyor. "Eğer bu benim ve her yerdeki yaşamın hayrınaysa, ..." ifadesi her duadan önce kullanılan bir giriş oluşturuyor. Örneğin,. "Eğer bu benim ve her yerdeki yaşamın hayrınaysa, bu işte başarılı olayım," gibi.