6/10
·360 syf.·
2026 100. kitabı
Herkese selam! Bugün son zamanların çok konuşulan psikolojik gerilim romanı Karanlıktaki Kıvılcım Stacy Willingham ile geldim. Kitap, geçmişteki seri cinayetlerin gölgesinde yaşayan bir kadının yüzleşmesini anlatıyor. ​Eğer gerilim ve gizem türüne yeni başlıyorsanız, akıcı dili ve kısa bölümleriyle kendini bir solukta okutan, güzel bir kitap önerisi olabilir. Ancak benim gibi çok fazla gerilim kitabı okuyan biriyseniz, yazarın bıraktığı ipuçları biraz fazla göze batıyor. Maalesef benim beklentilerimin altında kaldı; sayfaları çevirirken o "bir sonraki bölümde ne olacak?" dedirten güçlü merak unsurunu ve ters köşe etkisini tam hissedemedim. Kısacası akıcı ve rahat okunuyor ama türün sıkı takipçileri için biraz tahmin edilebilir bir kurgu.
Edebiyat
Karanlıktaki KıvılcımStacy Willingham · Altın KitaplarMurat Karlıdağ · 2026196 okunma
8/10
·458 syf.··
2026 111. kitabı
Bu kez olaylardan çok seçimlerin, pişmanlıkların ve hayatın insanı sürüklediği yönlerin ağırlığını hissediyoruz. Lila ve Elena'nın yıllardır süren dostluğu yine hikayenin merkezinde. Ancak artık çocukluk geride kalmış yerini yetişkinliğin karmaşık ilişkilerine, sınıf farklarına, evliliklere ve hayal kırıklıklarına bırakmış. Bazı bölümlerde tempo düşüyor ve anlatı gereğinden fazla uzuyormuş gibi hissettirdi. Buna rağmen karakterlerin yaşadığı dönüşümleri takip etmek ve Napoli'nin değişen atmosferini görmek oldukça etkileyiciydi. Terk Edenler ve Kalanlar, büyük olaylardan çok insanların içlerinde verdikleri mücadelelere odaklanan, karakter odaklı romanları sevenler için güçlü bir devam kitabı. Serinin finaline geçmeden önce taşları yerinden oynatan, sessiz ama önemli bir köprü görevi görüyor.
Terk Edenler ve KalanlarElena Ferrante · Everest Yayınları · 20251,595 okunma
Reklam
Puan vermedi·288 syf.··
2026 61. kitabı
DENKLANŞÖR/ RAMONA EMERSON Merhaba, Polisiye gerilim en sevdiğim tür! Tabii ki araya farklı türler de alıyorum ama şu sıralar polisiye tutkum hat safhada. Havalar da sıcak olunca bu tarz heyecanlı hikayeler beni çok daha fazla sarıyor. Bilirsiniz, bazı kitapları daha sakin ve dingin bir ruh haliyle okumak gerekir ama polisiye her daim, her kafayla okunur! Gelelim harika bir Navajo (Amerika Yerlisi) atmosferi sunan Deklanşör’ün konusuna: Rita, tutkuyla bağlı olduğu fotoğrafçılık bölümünü bitirince istediği gibi bir iş bulamıyor ve kariyerine polis teşkilatında adli tıp fotoğrafçısı olarak devam etmek zorunda kalıyor. Aslında bu Rita için çok büyük bir sorun çünkü onun kimsede olmayan, gizlediği bir gücü var: O, hayaletlerle iletişime geçebiliyor! Kültürlerinde ölüler hakkında konuşmak büyük bir tabu olduğu için anneannesi bu mesleği yapmasına şiddetle karşı çıkmış, hatta bu özelliğinden dolayı onu korumak için Navajo topraklarından uzağa, büyük şehre göndermiş. Ama bu durum Rita için daha büyük bir sorun haline geliyor. Rita bu yeteneğini işinde gizlice kullanıp kimsenin fark etmediği detayları ruhlar aracılığıyla çözüyor; ta ki bir üst geçitteki intihar vakasının fotoğraflarını çekene kadar. Bu seferki maktulün ruhu oldukça inatçı ve Rita’ya intihar etmediğini, öldürüldüğünü söyleyerek katillerini bulmasını, intikamını almasını istiyor. Aksi takdirde onu asla rahat bırakmayacak! Rita da mecburen kendini tehlikeli ve geri dönülmez bir maceranın içinde buluyor. Peki sonunda katilleri bulabildi mi? O kısmı kitapta saklı. Benim için çok keyifli bir okuma oldu. Yalnızca fotoğraf makinesinin parçalarının ve teknik detaylarının anlatıldığı bazı kısımlar sürükleyiciliği ve tempoyu az da olsa düşürmüş, buralar pek ilgimi çekmedi açıkçası. Onun dışında Rita'nın geçmişi ve
DeklanşörRamona Emerson · The Kitap Yayınları · 202481 okunma
OKUMADAN ÖNCE LÜTFEN AMA LÜTFEN DÜŞÜNÜN
Ben kitapları çok fazla yarım bırakan biri değilimdir ancak bu kitabı bitirmeye çalışırken ömrümden ömür gitti ve en sonunda devam edemeyeceğime karar vererek yarısında bıraktım. Konusu çok ilgi çekici olduğu için bir şans vermek istedim ve satın aldım. Ama kitabın ilk bölümlerinden itibaren çok fazla mantık ve sıralama hatası var. Ayrıca doğru düzgün diyebileceğim betimleme yok, olan betimlemeleri de o kadar mide bulandırıcı ki anlatamam. Kim sayfalar boyunca erkek karakterin baklavalarını, kaslarını, kadında arzu (?) uyandıran bakışlarını falan okumak ister? Yazarın ilk kitabı mı bilmiyorum eğer ilkse bu amatörlüğe ve iğrençliğe çok küçük bir ihtimal göz yumabilirim ama başka türlüsü mümkün değil. Önermiyorum, keşke almasaydım aldığıma bin pişman oldum.
Persona 1: KaranlıkAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 2024439 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2026 33. kitabı
İlhami Algör ‘den Aziz İnsanlık Kitap içeriği P24 internet sayfasındaki “Okumalar, değinmeler” isimli yazı dizisinden alınmış. Kitabı bitirince p24 blog sayfasını da ziyaret edip oradan da inceledim. “İlhamice” yorumlar olarak isimlendiriyor bunları. Bu kitabı kendisiyle çay içerken imzalattığımı da belirtmek isterim ve ayrıca paylaşım fotoğrafındaki genç ve dinamik yazarımızın ta kendisi. İçeriğinde bir çok kitap hakkında düşünceleri, incelemeleri okuyoruz ve bir sürü kitap önerisi almış oluyoruz. İncelemeyi de kendine göre yorumluyor ve kafamda girdaplara sebep oluyor (Bu iyi yönde bir girdap). Sadece kitaplar değil elbette; tarih, film ve elbette olmazsa olmazımız birazcık, ucundan siyaset. Aman mazallah fazla siyaset bize çimdik falan atar. Neyse… Okurken keyif aldım; haftalık, aylık dergi/gazete takip etmenin güzel olacağını düşündüm. Bir yerden başlamak lazım. Selam sevgiyinen…. “Korku, bu gezegen canlılarının temel ihtiyaçlarından biridir.” “Tapınak, iktidarını insanlara terk etmek zorunda kalan Tanrı'nın yaldızlı hapishanesidir.” “Herkes nabzının attığı zaman ile meşgul. Fakat bazı hallerde geriye dönük bir sağırlık ve hatta ileriye dönük bir körlüğe yol açıyor şimdicilik.” “Bazılarımız ruhları rüzgârlı insanlardır. Risk algıları farklıdır. Onlar için "uyumsuz" derler. Belki de uyulması istenen nasıl bir hayat örüntüsü ise, o örüntünün rollerine ikna olmamışlardır.”
Aziz İnsanlıkİlhami Algör · İletişim Yayınları · 20247 okunma
ENNN SEVDİĞİM ROMANTİK KİTAP
Puan vermedi·448 syf.··
2026 45. kitabı
Merhaba okuma listenize yeni bir seri eklemeye hazır mısınız? Cevabınız evetse incelememi okumaya devam edin. Bu kitabı da, yazarını da büyük ihtimalle internette fazla görmemişsinizdir. Ben de görmemiştim ta ki bir gün D&R da öylesine dolaşmaya girene kadar. O gün kapağının bende farklı duygular uyandırmasının ardından kitabı satın aldım ve eve gelir gelmez de başlayıp bitirdim. Tek oturuşta 575 sayfayı yalayıp yuttum. Ve kitabı bitirdiğimde koyu beşiktaşlı olmama rağmen Galatasaray marşları dinlemeye başlamıştım:)) kitabın bende bıraktığı etkiyi siz düşünün... KESİNLİKLE 10/10 BİR KİTAP, 10/10 YAZIM DİLİNE SAHİP VE DAHA ÇOK ÜNLENMESİ GEREKEN BİR YAZAR. okumayan bin pişman. Önerimdir, tavsiyemdir, okuyun okutturun:)
Doksan Artı DörtGülben Sakar · Pukka Yayınları · 2024590 okunma
Reklam
Reklam