Rita, olay yeri inceleme departmanında çalışan bir fotoğrafçı. Cinayet, kaza, intihar gibi ölümlerde olay yerine çağırılıp tek tek en ince ayrıntısına kadar yüzlerce fotoğrafı çekip polislere teslim ediyor. İşi sadece bu. Ancak Rita'nın normal insanlardan ayıran bir özelliği var: Ölüleri görüyor. Cinayet mahalline gidince ölüler ona sesleniyor, bazı konularda ondan yardım istiyor. Cinayeti aydınlatması isteniyor.
Kitap, köprüden atılan veya intihar eden bir kadının asfaltta parçalanmış cesediyle başlıyor. Polisler geliyor, olay yeri incelemeye başlıyor. Rita da, parçalanmış cesetin fotoğrafını çekiyor. Fakat kitap polisiye değil. Kapakta yazılanlara inanıp alırsanız büyük bir hayal kırıklığına uğrarsınız. Yazar daha çok Kızılderililerin maruz kaldığı ırkçılığa, çocukluk anılarına, aile kavramının önemine değinmiş.
Yayınevi orijinal kapağı kullanmış. Fakat kapak bana çok itici geldi. Ayrıca tanıtım yazıları da içeriğini yansıtmıyor. Gerilim yok, gizem yok, korku yok, merak yok. Rita'nın çocukluk anıları uzun uzun anlatılmış. Fotoğraf makinesinin özellikleri detaylandırılmış. Deklanşör, Rita Todacheene serisinin birinci kitabıydı fakat serinin devamı basılırsa alıp okumayı düşünmüyorum.
Benim kitap zevkime, okuma tarzıma uyan bir kitap değildi çünkü. Ha okuttu mu? Okuttu ama beni zerre etkilemedi, meraklandırmadı da.