Kalbin selameti için bazı şeyler google' da aratılmamalıydı, bir kitabın içinde, sayfaların arasında bulunmalıydı bazı şeyler, öncesinde uzun uzun aranıp.Ya da damakta çay tadıyla sorar cevap alırken yaşlı bir bilge adama, oraya doğru sürüklenmeliydi sohbet.
Uzatmaya gerek yok: Hepsi uydurmaydı. Gerçeklik arayanlar gazetelere baksın! Ama sadece üçüncü sayfalarına: Yoksa geri kalanı bizimkinden de beter kurmaca!
Çocukluğumun kışı bende, birçok okurda olduğu gibi güzel anılar canlandırıyor. Belki birçoğumuzda da öyle: Anne, baba, çocuklar henüz bir aradadır; ev bir sığınaktır ve dışarıdaki çetin hava karşısında bizi savunur; zaten sıcak çağırışımları olan yuva, sobayla birlikte anlamını iyiden iyiye pekiştirir; sohbet etmek ve kitap okumak için yeni imkanlar doğar; akraba, eş-dost ziyaretleri yapılır. Ya kömür toplayan bir çocuğun biriktirdiği hatıralar nelerdir? İleride, yetişkin bir adam ya da kadın olduğunda o da birçoğumuz gibi "nerede o eski kışlar" diye başlayan cümleler kurmak için yeterince hevesli olacak mıdır?